İçeriğe geç

Ne var ki, aynı şeyleri tıp ilmi hakkında söylemek mümkün değildir. Zira henüz tecrübe safhasında bulunan tıbbın kanunlarına belli ölçüde güven duyulsa da ne yakînî ne zaruri ne de vâki denilemez. Çünkü bu kanunlar hakkında kesin hükümler ortaya koymak, büyük ölçüde bazı deney ve gözlemlere bağlıdır. Hatta bu deney ve gözlemler neticesinde faydasına inanılarak tatbik edilen tedavilerde bir kısım yan tesirlerin olması da her zaman mümkündür. Mesela faydasına inanılan bir ilaç veya tedavi şeklinin zararlı olduğunun uzun zaman sonra anlaşılmasıyla ilgili yaşanmış birçok tecrübe vardır. Binaenaleyh tıp ve diğer ilimlerde serdedilen hatalı delillerin götürdükleri bir kısım nazariyelere yakînî nazarıyla bakılamaz.

Bu itibarla dünün kimya ve astronomi bilginleri istidlâldeki hatalarından dolayı bir kısım yanlış kaide ve prensipler vaz’ etmiş olabilirler. Mesela, astronomi, bir dönemde dünyayı bütün kâinatın merkezi addetme gibi yanlış bir hüküm ortaya koymuştu. Bu dün böyleydi; bir anlamda bugün de böyledir. Bu açıdan, o alanla alâkalı hususlara da yakînî nazarıyla bakılamaz. Bununla birlikte bu hükmün yakînî hiçbir değeri olmadığı iddiasında bulunmak da doğru değildir.

159