İçeriğe geç

Ayrıca وَالَّذِينَ يُؤْمِنُونَ بِمَۤا أُنْزِلَ إِلَيْكَ وَمَۤا أُنْزِلَ مِنْ قَبْلِكَ âyetinde; “Hem Sana indirilen Kitab’ı hem de Senden önce indirilen kitapları tasdik ederler.” demekle önceden kendilerine kitap gönderilen nebilere inanmakta iken daha sonra Allah Resûlü’ne inanan kişilere de dikkat çekilmektedir. Peygamber Efendimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem) konuyla alâkalı bir hadis-i şeriflerinde mükâfatları ikişer kat verilecek olan üç zümreden bahsederken, ثَلَاثَةٌ لَهُمْ أَجْرَانِ رَجُلٌ مِنْ أَهْلِ الْكِتَابِ اٰمَنَ بِنَبِيِّهِ وَاٰمَنَ بِمُحَمَّدٍ صَلَّى اللّٰهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ buyurarak, bunlar arasında ilk olarak Ehl-i Kitap’tan olup kendi peygamberine imandan sonra, Hazreti Nebi’ye (sallallâhu aleyhi ve sellem) erişen; O’na da iman edip, tâbi olan ve tasdik eyleyen kimseleri saymıştır.[26]

İşte bu hadis-i şerifte zikredilen üç zümreden birincisi, Abdullah İbn Selâm ve Necâşî gibi önceden başka nebilere inanmışken daha sonra Efendimiz’e (sallallâhu aleyhi ve sellem) inananlardır ki tebcil ve takdir edilmişlerdir.

Ayrıca وَالَّذِينَ يُؤْمِنُونَ بِمَۤا أُنْزِلَ إِلَيْكَ وَمَۤا أُنْزِلَ مِنْ قَبْلِكَ âyetinde şöyle bir nükte daha söz konusudur: Kur’ân-ı Kerim ve ondan önce nâzil olan ilâhî suhuf ve kitaplara, nüzul keyfiyetlerine bağlı olarak inanmak bir esastır. Şöyle ki, bir insanın “Allah’a inanıyorum.” diyebilmesi için Allah’ın varlığına; “Ahirete inanıyorum.” diyebilmesi için ahiretin bütün debdebe ve ihtişamıyla zuhur edeceğine inanması şart ve elzem olduğu gibi, bir insanın “Kur’ân’a inanıyorum.” diyebilmesi için de Kur’ân’ın Allah tarafından Peygamber Efendimiz’e peyderpey nüzulüne inanması şart üstü bir şarttır.

153