İçeriğe geç

Yine bir gece sabaha kadar uyuyamamış ve inleyip durmuştu. Hz. Âişe (radıyallâhu anhâ) sabah olunca: “Yâ Resûlallah! Bu gece rahatsız mıydınız, hiç uyumadınız?” dedi. Onun bu sualine Allah Resûlü (sallallâhu aleyhi ve sellem): “Odada bir hurma buldum, ağzıma attım. Sonra da onun bir sadaka hurması olabileceği ihtimali aklıma geldi. Izdırabımın sebebi buydu.” demişti. Oysa o hurma büyük ihtimalle şahsî hurmalarıydı. Zira sadaka hurmalarını O ayrı bir yere koyuyordu.

Evet, O’nun bu hassasiyeti, kâmil bir mü’min ve kâmil bir irşad adamında olması gereken vasıflar açısından çok çarpıcı bir misaldir.

f. Tebliğ ve Dua

Bütün bunları zikrettikten sonra, Efendimiz’in bir de dua yönü vardı ki, ona da değinmeden geçemeyeceğim. O, ashabına ve bütün ümmetine dua ile bütünleşmelerini söylüyor ve: قُلْ مَا يَعْبَأُ بِكُمْ رَبِّي لَوْلَا دُعَۤاؤُكُمْ “Duanız olmazsa ne ehemmiyetiniz var!”16 mealindeki âyetlerle onları ikaz ediyordu. Yatarken, kalkarken, bir şey yiyip içerken, elbiselerini giyerken, helâya girip-çıkarken, abdest alırken.. o kadar çok dua okurdu ki, dünyada dua ile bu kadar bütünleşen ikinci bir şahıs göstermek mümkün değildir.. evet, attığı her adımında Allah’ı hatırlayan, O’na iltica eden, her şeyde O’nun rızasını gören bir başka insan yoktur.

164