6. Tebliğ Ve Fert – Toplum Münasebeti
Allah Resûlü (sallallâhu aleyhi ve sellem), bir hadis-i şeriflerinde: اَلْمُسْلِمُ مَنْ سَلِمَ الْمُسْلِمُونَ مِنْ لِسَانِهِ وَيَدِهِ“Müslüman o insandır ki, diğer Müslümanlar onun elinden ve dilinden selâmettedir, teminat altındadır.”1 buyurmaktadır.
Bu hadisten anlaşılan o ki, Müslüman hiç kimsenin malına, ırzına, namusuna, şeref ve haysiyetine kem gözle bakamaz ve yine Müslüman, hiç kimsenin can güvenliğini tehdit edici bir davranışta da bulunamaz.
Bir kadının, dinin mahrem saydığı uzuvlarına ancak kocasının dokunma hak ve salâhiyeti vardır. Öyleyse, bir başkasının o kadınla münasebeti nasıl caiz olabilir ki? Kadının açık-saçık gezmesi, tamamen kendisini ilgilendiren bir vebaldir. Ancak, onun öyle gezmesi, yabancının ona bakmasına mazeret teşkil etmez. Meseleye bu kadar hassas yaklaşmak zorunda olan bir Müslümanın, –rica ederim– bakmanın ötesinde dinin büyük günah saydığı bir haramı irtikâp etmesi düşünülebilir mi? Münferit sürçmeler, her toplumda ve her zaman olagelmiştir; mesele kast ve temadiyle alâkalıdır.
Ben öyle gençler tanıdım ki, çarşıda, pazarda zarurî olarak gezerken dahi, gözüne bir haram ilişecek olsa, o günaha keffaret olur düşüncesiyle harçlığını tasadduk edip tevbe kapısına koşuyorlardı. Esasen her Müslüman, ahlâk itibarıyla böyle olmalıdır. Zira Müslüman, diğer Müslümanların kendisinden emin olduğu insandır.
Dipnotlar
- 1 Buhârî, îmân 4, 5; Müslim, îmân 64-65.