gibi o kutlu taşı o da selamlar. İmkân bulursa yaklaşır ve Resûl-i Ekem’in onu öpmesinden kalan mânâyı taşıyan o mübarek taşı öper. Yaşaran gözleri yüzünü ıslatırken o çoktan Kâbe’yi sol tarafına alarak Metâf’taki75 yerini almıştır. Hakk’ın evinden içeriye girmek, kendisine açılan bir menfezden Hakk’ın cemalini vicdanında müşahede edebilmek için Beytullah’ın etrafında dönmeye başlar. Cenâb-ı Hak, tahammülümüzü hesaba katarak bu dönmeyi yedi defa ile sınırlandırmış. İnsanın tavaf edecek takati kalmadığı zaman oturup Beytullah’ı ve Beytullah’ın etrafında pervane dönen Allah kullarının o ruhani hâllerini seyretmesi daha efdaldir.
Ardından, Makam-ı İbrahim’de iki rekât namaz kılar. Bu namazda tercihen Kâfirûn ve İhlâs sûrelerini okuyarak tevhid-i ulûhiyeti ilan eder ve âdeta miraca yükselir.
Daha sonra sinesi yanmış, dudağı kurumuş olarak zemzem içmeye yönelir. Hatta imkân bulursa başından aşağı boşaltarak âdeta onunla yıkanır. Allah Resûlü (sallallâhu aleyhi ve sellem) tavaftan sonra namaz kılıp zemzem kuyusuna indiklerinde Abdülmuttalipoğulları’nın harıl harıl su çektiklerini gördü. Onları takdir ederek şöyle buyurdu:
“Ey Abdülmuttalipoğulları! Çok güzel bir iş yapıyorsunuz. Eğer ben indiğimde başkalarının da inip yaptığınız işe mani olacaklarını düşünmeseydim iner, ipi omuzuma atar, sizinle beraber su çekerdim.”76
Zemzem’den de içtikten sonra bir zevk ü şevk zemzemesi içinde “mes’â”ya77 koşar. Önce Safâ’ya78 çıkar ve safayı bulmuş gibi zevk içinde Merve’ye bakar. Sonra bu ikisinin arasındaki vadide belki yerine göre mecnun gibi koşmaya durur. Bu
Dipnotlar
- Metâf: Tavaf alanı. Kâbe’nin çevresinde tavaf edilen alan.
- Buhârî, hac 75; Ahmed İbn Hanbel, el-Müsned 2/9.
- Mes’â: Safâ ile Merve tepeleri arasında sa’y yapılan yer.
- Safa-Merve: Kâbe yakınındaki iki tepenin adlarıdır. Bu iki tepe arasına mes’â, iki te- pe arasında gidip gelmeye de sa’y denir.