e. Müslümanlar İçin Bir Kongredir
Birbirinden çok farklı bu kadar insanı bir araya getiren tek şey, Cenâb-ı Hakk’ın rızasıdır. Başka hiçbir yerde, böyle ulvî bir gaye etrafında bir araya gelerek vahdet şuurunu yakalamış bu kadar insanı bir arada görmek mümkün değildir.
e. Müslümanlar İçin Bir Kongredir
Hac, ümmet-i Muhammed’in ana meselelerinin halledilebileceği umumi büyük bir kongre olma özelliğine de sahiptir. Müslümanlar her sene hac mevsiminde bir araya gelir, âlemşumül meselelerini orada görüşüp halletmeye çalışırlar. Nitekim Fahr-i Kâinat Efendimiz de (sallallâhu aleyhi ve sellem) hayatının sonlarına doğru yaptığı Veda haccındaki söz ve uygulamalarıyla haccın bu yönünü göstermiştir.
Allah Resûlü (sallallâhu aleyhi ve sellem), o sene hacca gideceğini dört-bir yanda ilan ettirmiş ve imkânı olan herkesin katılmasını arzu etmişti. Nihayetinde binlerce insan o sene hacda bir araya geldi. İbadet niyeti mahfuz olmakla birlikte âdeta umumi bir kongre için de toplanmış gibiydiler. Herkes Efendimiz’i (sallallâhu aleyhi ve sellem) görmek, O’nun sözlerini dinlemek, haccın menâsikini O’nunla beraber eda etmek istiyordu. Nitekim öyle de yaptılar. Efendimiz de haccı aynı zamanda ümmet-i Muhammed’in meselelerini çözme adına değerlendirmek istemişti.
Bu öyle umumi bir toplantı idi ki burada dine ait hükümler bir kere daha hatırlatılıp meseleler çözüme kavuşturulacaktı. İnsanların zihninde İslâmiyet’e ait hiçbir müşkül kalmaması gerekiyordu. Arafat, Cuma gününe denk gelmişti. Efendimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem) zeval vakti gelince devesine bindi, Arafat’ın zirvesine çıktı ve burada ashabına dinin usûlünü, ana prensiplerini hatırlattı ve son nasihatlerini verdi. Hac boyunca değişik mekânlarda insanlara konuşmalar yaptı, soruları cevapladı, problemleri çözüme kavuşturdu.