6. Mina’daki Vazifeler
Bu beyanının arkasından kıbleye döndü ve Müzdelife vakfesine durdu; bir miktar tekbir ve telbiye getirdikten sonra Allah’a hamd ü sena ederek yine dua edip yalvarmaya başladı.
Müzdelife’den hareket etmeden önce cemrelerde atılacak taşların toplanması gerektiğini hatırlattı. Bu arada, topladıkları taşları gösterip makbul olan büyüklüğün hangisi olduğunu anlamak isteyenler vardı. Topladıkları taşları görünce sürur içinde şöyle buyurdu: “Evet, işte bunlar gibi! Siz, dinde aşırı gitmekten sakının; zira sizden öncekileri helak eden şey dinde aşırıya gitmeleriydi.”174
6. Mina’daki Vazifeler
Müzdelife vakfesini tamamlayan Allah Resûlü (sallallâhu aleyhi ve sellem), güneşin doğuşunu beklemeden telbiyeler eşliğinde Mina’ya hareket etti.
Arafat’tan inişte olduğu gibi acele edenler, bir an önce Mina’ya ulaşabilmek için şartları zorlayanlar vardı. Bunları gören Nebiler Serveri insanları uyararak “Ey insanlar! Yavaş olunuz! Yavaş olunuz!” buyurdu.
Cemerât denilen mekâna gelince durdu ve Müzdelife’den toplanan taşların nasıl ve kaçar tane atılacağı konusunda ashabını bilgilendirdi. Taşlardan birisini baş ve şehadet parmakları arasına yerleştirip herkese gösteriyor ve “İşte böyle atın!” buyuruyordu. Daha sonra şöyle dedi: “Bugün ilk ibadetimiz taş atmak, sonra kurban kesmek ve ardından da tıraş olmaktır.”
Ardından “Büyük Şeytan” olarak bilinen Akabe cemresinin önünde durdu ve ona yedi tane taş attı. Attığı her bir taş için tekbir getiriyor ve bu esnada, “Allah’ım! Bu haccımı,