İçeriğe geç
27. Bölüm

e. Me’sûr Dualarla Yola Çıkma

da ellerini kaldırıp dua eder. Böyle birinin duası nasıl kabul olur ki?”67 demiştir.

Hâsılı, hacca gitmeye niyet eden bir kimse, kazancına haram karıştırmama hususunda son derece hassas olmalıdır. Hem haccının makbul olup günahlarının bağışlanması hem de orada yapacağı duaların kabulü açısından bu son derece önemlidir.

e. Me’sûr Dualarla Yola Çıkma

Hac bir yönüyle namaza benzer. Namazda bedenen yapılması gereken hareketlerin yanında okunması gereken âyet, dua ve zikirler vardır. Hacca gitmeye niyet eden kimseler de yola çıktıkları andan itibaren ağızlarından duayı eksik etmezler. Efendimiz’in (sallallâhu aleyhi sellem) haccını anlatanlar O’nun, Medine’nin hemen çıkışında Zülhuleyfe’de iki rekâtlık ihram namazı kıldığını ve burada telbiye getirmeye başladığını zikrederler. Ardından yol boyunca ara ara insanların işitebileceği şekilde telbiye getirmeye devam etmiştir.

“Duanız olmasa Rabbim sizi ne yapsın (ne ehemmiyetiniz var!)”68 âyetinin ifade ettiği hakikate göre, insanın çok önemli bir yanı, onun dua ile Allah’a teveccühüdür. Çünkü dua, ibadetin, ubûdiyetin özü mesabesindedir. Bazı ibadetlerin içine riya ve süm’a girme ihtimali vardır. Hâlbuki dua, bir nispette riyaya ve süm’aya da kapalıdır. Zira o, gönlün Rabbine teveccühü, içten içe niyazı, tazarruudur. İnsan dua sayesinde, hiç kimsenin olmadığı bir mekânda bütün gönlüyle Rabbine teveccüh eder, ellerini açar, gözyaşları ile yana yakıla yalvarır durur.

Duanın belli bir mekânı da yoktur. O, Allah’a yönelen her kulun gönlünden Rabbülâlemîn’e yükselen bir dilekçedir.

85