1. Mekke-i Mükerreme ve Fazileti
1. Mekke-i Mükerreme ve Fazileti
Mekke, Arap yarımadasının kuzeyinde Batn-ı Mekke adı verilen ve merkezinde Kâbe’nin yer aldığı bir vadi üzerine kurulmuştur. Vadinin doğusunda Ebû Kubeys, batısında Kuaykıân, güneybatısında Sevr ve kuzeydoğusunda ise Hira-Nur ve Sebir dağları yer alır. Kur’ân’da “ekin bitmeyen bir vadi”100 olarak söz edilen Mekke, sıcak ve kurak bir iklime sahiptir.
Allah’a kulluk maksadıyla yapılan ilk mabet/evin burada yer alması sebebiyle Mekke’nin ayrı bir önemi vardır. Hazreti İbrahim Mekke’nin emin bir belde olması için Allah’a dua etmiş,101 Cenâb-ı Hak da Mekke ve çevresini harem102 kabul etmiştir.
İlk vahyin indiği ve İslâmiyet’in neş’et edip geliştiği yer olması nedeniyle Mekke’nin, Müslümanların nezdinde hep ayrı bir yeri olmuştur. İslâmiyet’in ilk yıllarında Müslümanlar Mekke’de zayıf ve güçsüz bir konumdaydılar. Bu sebeple müşrikler tarafında sürekli taciz ediliyor, psikolojik ve fiziksel olarak işkenceye maruz kalıyorlardı. Kâbe ve çevresi başta olmak üzere o günkü Mekke’nin hemen her ev ve her sokağı bu işkencelerden nasibini almıştır. İslâm tarihinde etraflıca anlatılan bu hâdiselerin izlerini taşıması açısından Mekke, tarihin canlı tanığıdır.
Mekke aynı zamanda doğum yeri ve vatanı olması nedeniyle Peygamber Efendimiz’in (sallallâhu aleyhi ve sellem) ayrı bir sevgisini kazanmıştır. Resûl-i Ekrem, her fırsatta Mekke’ye olan sevgi ve ilgisini izhar etmiş ve hatta bir rivayette hicret
100 İbrâhîm sûresi, 14/37.101 Bakara sûresi, 2/126; İbrahim sûresi, 14/35.102 Harem/haram kelimesi sözlükte “yasaklanmış, korunmuş, dokunulmaz” mânâsına gelir. Özel mânâsıyla, sınırları bizzat Peygamber Efendimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem) tarafından belirlenmiş olan, Mekke ve Medine’nin yer aldığı özel bölgelere verilen isimdir. Bu bölgelerin kendine ait hususi hükümleri vardır. Mesela, harem bölgede –zararlı olanlar hariç– hayvanların öldürülmesi, bitki örtüsüne zarar verilmesi yasaktır.