c. Bol Bol Sadaka Verme
borç-alacak gibi maddî yönü varsa bunları da hemen ödeme cihetine gidilmelidir.
Devr-i risalet-penahide bir gün mescide bir cenaze getirilir. Efendimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem), “Borcu var mıydı?” diye sorar. “Evet” cevabını alınca da, “Buyrun, kardeşinizin namazını siz kılın.” diyerek bir tavır sergiler.59 Oysaki, Efendimiz’in, başka günahlara düşmüş kimselerin namazını kıldığını biliyoruz. Bundan, borçlu olarak öteye gitmenin ağırlığını anlamak mümkündür. Neyse ki bir sahabi, vefat eden zatın borcunu tekeffül eder ve Allah Resûlü de namazını kıldırır.
İşte hac öncesi insanın bütün davranışlarını, diğer insanlarla hatta sair mahlukatla olan münasebetlerini gözden geçirmesi, hakka girme mânâsına zulmün en küçüğüne dahi bulaşmışsa ondan kurtulmanın yollarını araması, temizlenmiş şekilde Rabb’in huzuruna gelmesi çok önemlidir.
c. Bol Bol Sadaka Verme
Hacca niyetlenen bir kimsenin yola çıkmadan önce yapacağı amellerden birisi de bol bol sadaka vermektir. Hakikat-i hâlde bir mü’min, sadece hac ile ilgili değil, hayatının her safhasında sadaka vermeyi, insanlara karşılıksız iyilik yapmayı bir ahlâk haline getirmelidir. Zira Resûlullah (sallallâhu aleyhi ve sellem), “İnsanın her bir eklemi için her gün bir sadaka gerekir.”60 buyurmuştur. Yola çıkmadan önce her hak sahibine hakkını vermeye azmetmiş olan hacı namzedi, elden geldiğince hak sahipleriyle birebir görüşür, onlardan helallik diler. Haklarını tastamam ödeyebilmek için elinden gelen gayreti sarf eder. Ancak öyle durumlar olur ki ya hak sahibine ulaşamaz veya zayi ettiği hakkın belli bir sahibi yoktur. İşte bu durumda sevabının hak sahibine gitmesi niyetiyle bol bol sadaka vermeye çalışır.
Dipnotlar
- Buhârî, havâlât 3, kefâlet 3; Nesâî, cenâiz 67; İbn Mâce, sadakât 9.
- Buhârî, sulh 11, cihad 72, 128; Müslim, salâtü’l-müsâfirîn 84, zekât 56.