İçeriğe geç
15. Bölüm

d. Haccın Hikmetleri Kavranabilir mi?

Demek ki Allah, kullarının Cennet’e girmesi ve ebedî saadete ermesi için ibadetlerin zâhirini-bâtınını beraber vaz’ ediyor. Mânâsını vaz’ ettiği gibi kalıplarını da vaz’ ediyor ki kullar, ibadetlerini layıkı veçhiyle ifa ederek kullukta ideal kıvama ersinler. Dolayısıyla bunlarda bir kısım dünyevî faydaları, maslahat ve hikmetleri idrak etsek de esas bizim göremediğimiz, bilemediğimiz daha nice fayda ve maslahatlar vardır ve işte bunlardır ki fani olan insanı ebedî saadete ehil hale getirir.. gözlerin idrak etmekten âciz olduğu Cemâlullah’ı müşahede edebilecek bir keyfiyete yükseltir. Dünya adına ne kadar zengin olursa olsun, Allah’ın rızasını peyleyecek bir servete sahip olamayacak insana Allah’ın rızasını kazandırır. Malın mülkün, evlâd ü iyalin fayda vermeyeceği gün, Allah’ın huzuruna selim bir kalble çıkmanın yollarını açar.

d. Haccın Hikmetleri Kavranabilir mi?

Hac, kalb ve ruhun önde yürüyüşünü, aklın ona râm oluşunu ifade eden bir ibadettir. Bu vadide akıl, insanın kalbine ve ruhuna, daha doğrusu bunlara gelen emr-i ilâhîye tabi olur. İbadetlerle ilgili pek çok meselede olduğu gibi burada da dizginleri, Allah’tan gelen tecellilere doğrudan doğruya mahal olan kalb ve ruh tutar. Akıl bu konuda söz söylemekten vazgeçer, mantık raflarda kendine yer arar.

Hac, içinde onlarca, yüzlerce, binlerce hikmet barındıran bir ibadettir. Ne var ki insanın bu hikmetlerin hepsini bilip kavraması öyle kolay değildir. Bir yerde çıkar, ihram adını verdiğimiz bir parça kumaşa sarınır, Allah karşısında el-pençe divan dururuz.. bir gecemizi bir arazide yataksız yorgansız geçiririz.. bir yerde dikili taşları taşlarız.. öbür tarafta, yine taşlardan inşa edilmiş bir binanın etrafında döner dururuz… Bütün bunlardaki bazı hikmetleri kavrarız da bazılarını kavrayamayız. Feyz-i Akdes’ten dalgalar hâlinde vicdanlarımıza gelip çarpan nurları

58