İçeriğe geç
6. Bölüm

3. Haccın Önemi

3. Haccın Önemi

İslâm’ın diğer rükünleri gibi hac da âyet ve hadislerle sabit muhkem bir farzdır. İfası büyük fazilet kazandıracağı gibi, imkân olduğu hâlde yapılmaması da insanı Allah katında çok zor durumda bırakır. –Senedi tenkit edilmiş olsa da– bir hadiste Fahr-i Kâinat Efendimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem) şöyle buyurur:

َّ مَنْ لَمْ يَحْ بِسْ هُ حَاجَةٌ ظَاهِرَةٌ أَوْ مَرَضٌ حَابِسٌ أَوْ سُ لْطَانٌ جَائِرٌ وَ لَمْ يَحُجفَلْيَمُتْ إِنْ شَ اءَ يَهُودِيًّا وَ إِنْ شَ اءَ نَصْ رَانِيًّا

“ Zaruri bir ihtiyaç, hastalık veya zalim bir idarecinin menetmesi gibi hacca gitmeye mani bir engeli olmadığı hâlde haccını yapmadan ölen kimse, bilemem, Yahudi olarak mı ölmüştür yoksa Hıristiyan olarak mı.”15 Yani İslâm’ın temel esaslarından olan bu ibadeti yapmadığı için Müslümanlığı eksik kalmıştır; gönül rahatlığıyla nasıl Müslümanım diyebilir?

Hadis-i şerifin mânâsını tasdik ve meselenin önemini izah sadedinde Hazreti Ömer’in (radıyallâhu anh) şöyle dediği rivayet edilir:

“İçimden geçiyor ki bütün eyaletlere talimatname göndereyim, imkânı olduğu halde hacca gitmeyenlerden cizye16alsınlar.”17

Bu ifadeler, insanlık çapında, hususiyle âlem-i İslâm’ı içine alan böyle bir kongreye, bir merasime her Müslümanın mutlaka gitmesi gerektiğini anlatması bakımından büyük önem taşır.

Evet, hac, âlem-i İslâm’ın kaderine ait meselelerin masaya yatırılıp gözden geçirileceği bir yerdir. Ne hazindir ki Müslümanlar, son dört-beş asırdır bu duygu ve düşünceden mah-

37