İçeriğe geç
23. Bölüm

a. Tevbe ve İstiğfar

Hac öyle bir ibadettir ki, hakkıyla ifa edildiği zaman Allah’ın izni ve inayetiyle, insanı annesinden doğduğu günkü gibi günahsız tertemiz bir hâle getirir. Nice insan vardır ki dağ kadar günah yüküyle hacca gelmiş ancak kendisini kuşlar kadar hafif hissederek memleketine dönmüştür. Kusurlarına tevbe edip önceki hayatını tamamen değiştiren, günahlar fasit dairesinden kurtulup salih amel doğurgan döngüsüne girenlerin haddi hesabı yoktur. Bu açıdan hac, pek çok insan için bir dönüm noktasıdır. Ama onun bu fonksiyonunu eda edebilmesi hakkıyla değerlendirilmesine bağlıdır.

Bugün isteyen ve gücü yeten pek çok insan rahatlıkla hacca gidebilmektedir. Gerek ulaşım vasıtalarının gelişmesi, gerekse konaklama ve sair ihtiyaçların giderilmesi hususundaki gelişmeler haccı nispeten kolaylaştırmıştır. Ne var ki mesele, hacca gidip menâsiki şöyle veya böyle yerine getirmekle bitmemektedir. Gitmeden önce fikren ve ruhen hazırlanmadan, orada da vazifeleri bihakkın yerine getirmeden ondan istenen semereye ulaşmak mümkün değildir. Nitekim maddî, mânevî, ruhî, fikrî bir hazırlığı olmayan pek çok insanın haccı, turistik bir seyahat görünümü arz etmektedir. Mâneviyat adına fayda umulan bir yerden –Allah muhafaza– eli boş dönmek, insan için ne büyük bir hüsrandır.

Bu bölümde, haccı hakkıyla değerlendirebilme, ondan istenen semereleri elde edebilme adına neler yapılması gerektiğini ele almaya çalışacağız.

1. Gitmeden Önce Yapılacaklar

a. Tevbe ve İstiğfar

Hac yolcusunun yola çıkmadan evvel yapacağı öncelikli işlerden birisi, o güne kadarki hayatının muhasebesini yap-

75