11. Zemzem
11. Zemzem
Zemzem, kelime olarak “suyun bol olması, gök gürlemesi, arka arkaya ses çıkarma” gibi anlamlara gelir. Özel mânâsı itibarıyla Mescid-i Haram’da Hacerü’l-Esved’in yakınındaki kuyudan çıkan suyun ismidir.
Hazreti İbrahim, Hazreti Hacer ile oğlu Hazreti İsmail’i Allah’ın emriyle Mekke’ye getirmiş ve şu an Kâbe’nin bulunduğu Mescid-i Haram’a yerleştirmişti. Hazreti İbrahim onları bırakıp döndükten sonra yanlarına aldıkları az miktardaki azık iyice azalmıştı. Bunun üzerine Hazreti Hacer yiyecek ve su aramak üzere yakın çevresini dolaşmaya başladı. Safâ tepesine çıkarak etrafı gözetledi. Ardından az ilerideki Merve tepesine koşturdu. Bir taraftan küçük bir çocuk olan Hazreti İsmail’e bakıyor diğer taraftan su ve yiyecek arıyordu. Bu şekilde heyecan ve telaş içinde yedi kez Safâ ve Merve tepeleri arasında gidip geldi. Bu sırada Cenâb-ı Hak, Hazreti İsmail’in yanında yeraltından mucizevî olarak bir su çıkardı.
Suyun çıkması orada hayatın devam edeceği anlamına geliyordu. Zira insanlık, tarih boyunca daima suyun bulunduğu yerlere yerleşmiş, buralarda medeniyetler kurmuştur. Daha sonraları zemzem ismi verilen bu su, yeni bir medeniyetin de doğuşunu müjdeliyordu. Artık Kur’ân-ı Kerim’de “ekin bitmeyen bir vadi”136 olarak zikri geçen çorak Mekke vadisi suyla birlikte insanlığı kurtuluşa ulaştıracak yeni bir medeniyetin beşikliğini yapacaktı.
Kur’ân-ı Kerim’de Zemzem’in bahsi geçmez. Ancak hadis-i şeriflerde Zemzem’den bahsedilir. Hatta Kitâb-ı Mukaddes’te Hazreti Hacer ile oğlunun hikâyesinin anlatıldığı bölümde zikredilen su kaynağının da zemzem olma ihtimali vardır.137