İçeriğe geç

Evet, günaha girmemeye azmetmek asıl olsa da insanın tüm günahlardan bütün bütün uzak kalması çok zor olduğu için, önemli olan, sürçüp düştükten sonra tekrar ayağa kalkmak ve eskisinden daha temkinli olarak yoluna devam edebilmektir. İşte onu meleklerden daha yüksek seviyeye ulaştıracak şey de budur.

Cenâb-ı Hak, yüce kelamında, tevbe edenlere şöyle iltifat

eder: َإِنَّ اهللَ يُحِ بُّ التَّوَّابِينَ وَ يُحِ بُّ الْمُتَطَهِّرِينŞüphesiz Allah, çokça tevbe edip günah kirlerinden arınanları sever.”57 Demek, Allah’ın sevgisine mazhar olabilmek için ortaya konması gereken en önemli aksiyonlardan biri, maddî-mânevî kirlerden arınmanın vesilesi olan tevbedir. Âyette geçen ve “çokça ve derince tevbe edenler” şeklinde dilimize aktarabileceğimiz “tevvâbîn” lafzı, kullanıldığı kip itibarıyla “mübalağa” ifade eder. Yani onlar, tevbe mevzuunda çok ciddi bir azim ve cehd ortaya koyar, hata ve günahlarının pişmanlığını bütün benliklerinde duyar, onu kalb heyecanları ve gözyaşlarıyla soluklar, Allah’tan af ve mağfiret talep eder ve bunu bir kez değil, her hataya düştüklerinde, işledikleri günahları her hatırlayışlarında yapar; yapar ve tevbe kurnalarına koşarak tertemiz hâle gelirler, demektir.Hâsılı, hacca niyetlenen bir kimse evvela günahıyla-sevabıyla geçmiş hayatının bir hesabını yapmalı, işlediği hata ve günahlara karşı içinde pişmanlık hissetmeye çalışmalıdır. Henüz yola çıkmadan böyle bir pişmanlığı vicdanında hisseden ve samimi bir kalble tevbeye yönelen biri için hac, çok büyük hayırlara vesile olacak; yeni, tertemiz, günahsız, Allah’a itaatle geçecek yeni bir hayatın başlangıcı sayılacaktır. Bu ruhî ameliyeyi gerçekleştirmeksizin çıkılan bir hac yolculuğunun, zahiren bazı fiillerin yerine getirilmesinin ötesinde bir anlam ifade etmesi zordur.

77