İçeriğe geç

İslâm hukukçularının çoğuna göre hadiste geçen ve faizin cereyan ettiği belirtilen altı çeşit mal hasr için, yani faizin özellikle bu mallarda cereyan ettiğini belirtmek için değil, misal içindir. Yani bu hadiste geçen mallar hangi vasıflarından dolayı faize konu olmuş ise, aynı vasıfları taşıyan bütün mallar faize konu olabilir. Bu husus, faizde illet denen bir konunun ortaya çıkmasına sebep olmuştur.

İslâm hukukçuları arasında faizin haram olduğu konusunda tam bir ittifak bulunmasına rağmen, nerelerde cereyan ettiği konusunda değişik görüşler serdedilmiştir. Bu farklı görüşler faiz hükmüne esas teşkil eden ve her mezhepçe kabul edilen faiz illetinin farklı olmasından ileri gelmektedir.

Alışveriş faizi de ikiye ayrılır: Fazlalık faizi (ribe’l-fadl) ve veresiye faizi (ribe’n-nesîe).

1. Fazlalık Faizi

Aynı cinsten para veya malların birbirleriyle peşin mübadelesinde bedellerden birinde bulunan kemmî (nicel) fazlalıktır.

2. Veresiye (vade) Faizi

Araya paranın girdiği durumlar hariç, bedellerden birinin veya ikisinin birden vadeli olduğu her mübadelede faiz cereyan eder; cinsler ister aynı ister farklı ve miktarları da ister eşit ister farklı olsun, değişmez. Bu konuda mislî mallar ile kıyemî mallar arasında da fark yoktur. İşte buna da veresiye faizi denir.

İslâm iktisadındaki fazlalık ve veresiye faiz hâlleri ve bu hâllerdeki faiz illetleri şöyle tespit edilebilir:

1. Mislî bir malın8 kendi cinsiyle (meselâ altının altınla, buğdayın buğdayla) peşin mübadelesinde bedellerden birindeki kemmî (nicel) fazlalığa fazlalık faizi denir. Bu fazlalığın ayar, işçilik veya kaliteye karşılık tutulması kabul edilmez.

418