Onların bütün değer hükümleri alt üst olmuştur. Onlara göre minarelerin başı kuyu, kuyuların dibi de minare hâline gelmiştir. Gökteki yıldızlar onların yanında çakıl taşları kadar değersiz, yerdeki değersiz pullar da gökteki yıldızlar gibidir. Zira onlar her şeyi kendi endam aynalarında görüp öyle değerlendirmektedirler. Evet, bir toplum ki içinde faiz revaçtadır ve onlar için geçerli bir metâdır, o toplumu şüphesiz şeytan çarpmıştır.
Âyetin baktığı diğer yön, onlar ahirette de öyle haşrolup kalkacaklardır. Yani onlar, insanlara yaraşır bir kalkışla kalkamayacaklardır. Çünkü ahiretteki kalkış, buradaki kalkışa bağlıdır. Nasıl yaşarsanız, öyle ölürsünüz. Nasıl ölürseniz, öyle dirilirsiniz. Başınız yukarıda yaşadınızsa, öyle dirileceksiniz. Mukaddesleri muhterem bilip, onları semada gördüğünüz müddetçe, ahirette de başınız yukarıda olacaktır. Ama mukaddesleri hep kuyu dibinde gördünüz ve başınız hep oralarda yaşadınızsa, sürüm sürüm sürüneceksiniz demektir.
Onun için Allah Resûlü faiz yiyeni kandan irinden deryalar içinde müşâhede buyurduğunu söyler. O, her defasında mevcelenen dalgalarla sahile doğru gelir, sahilin kenarında birisi onun ağzına bir taş bindirir, tekrar onu bu deryanın içine atar. Evet, o devamlı orada bocalar durur. Ne deryanın içinde mesafe alabilir ne de sahile çıkabilir.21
Bu onun dünyadaki yaşantısının ahirete ve ahiretteki vaziyetinin de misal âlemine aksedişidir. Evet, şeytan size açık bir düşmandır. Onun düşman olduğunu anlayamayıp arkasından gitme de bir sarhoşluk ifadesidir.
9. Küçük Bir Faiz Soruşturması
Dipnotlar
- 21 Buhârî, büyû 24.