Faiz yiyenin ne vecdi ne istiğrakı ne iç aydınlığı ne iç derinleşmesi ve ne de onun Allah’la ciddî bir münasebeti vardır. Onun kalbi ölüdür, fakat o kendini diri zannetmektedir. Bu da yine şeytan tarafından çarpılmış olmanın acı bir neticesidir.
İslâm’da parayı şahsen kullanabilme imkânı olduğu gibi, şirketler yoluyla kullanabilme imkânı da vardır. Bu şirketleri sizlere tafsilatıyla anlatma durumunda değilim. Ben bunlardan sadece mevzumuzla münasebeti olan biri üzerinde duracağım. Ve bununla da faizsiz banka arasında bir alâka ve ilgi kurmaya çalışacağım.
12. Faizsiz Banka
İslâm, bankanın değil faizin karşısındadır. Eğer bugünkü bankalar dinî ölçüler içinde çalıştırılabilirse, İslâmî açıdan hiçbir engelle karşılaşmayacağı gibi, çok yönlü teşvik de görür.
İslâm dini, mü’minin yapacağı en küçük iyiliği dahi bir sadaka kabul etmektedir.25 Yoldaki bir dikeni alıp atmak veya başka bir engeli kaldırmak bir iyilik ve bir sadakadır. Kişinin ailesinin ağzına koyacağı bir lokma dahi sadakadır. Keza kovadaki suyu bir başkasının kovasına boşaltmak da bir iyilik ve sadakadır.26
Durum böyle olunca, darda kalmış bir insana el uzatan veya ticaret yolunun üzerindeki engel ve engebeleri onun namına kaldıran bir kuruluş, İslâm’da nasıl teşvik görmez. Yeter ki o, öz varlığına haram karıştırmasın ve faiz muamelesine girmesin.
Hem, hâlis bir niyetle mü’min, en tabiî ve normal davranışlarını dahi ibadet hâline getirebilir. Evet, o, normalde bir insan olarak yiyip-içmesi ve beşerî ihtiyaçlarını karşılamasında Efendimiz’in sünnet-i seniyyesini gözeterek davranması, ona ayrıca bir sünnet işlemiş gibi sevap kazandıracaktır. Söz konusu diğer meselede de durum aynıdır.
Dipnotlar
- 25 Buhârî, cihad 72, 128; Müslim, zekât 56.
- 26 Tirmizî, birr 36, 45.