İçeriğe geç

Küçük bir soruşturma!. Zira faiz, küçük bir soruşturma ile dahi dayanamayacak kadar temelsiz ve her yönüyle tenkide açıktır. Onun aklî ve vicdanî hiçbir dayanağı yoktur. Ancak biz burada hem bu kitabın muhteva ve üslûbuna sadık kalmak hem de bilinen bir mevzu üzerinde fazla uzatmış olmamak için meseleyi üç ana başlık altında tahlil ve tenkit edeceğiz.

a. Ekonomik Açıdan Faiz

Faiz kendi kendisiyle çatışan bir sistemdir. Faizin en büyük düşmanı yine faizdir. Zira onun ekonomiye kazandırdığı hiçbir şey yoktur. Kaybettirdiği ise sayılamayacak kadar çoktur. İşte bunlardan bazıları:

1. Basit bir hesapla ve açıkça ortaya çıkmaktadır ki, yeryüzündeki malların bütünü, sayıları çok az olan bir şirzime-i kalîlin (küçük bir grup insan) elinde toplanmıştır. Bu zümre faizcidir, bu zümre bankerlerdir, bu zümre faizle geçinenlerdir. Zira borç veren faizci daima ve kesinlikle kazanmaktadır. Tabiî ki bu kazanç dünya hesabınadır; ahiret hesabına ise o hep kaybetmektedir.

Borç alana gelince; o, büyük bir ihtimalle kaybetmektedir. Hele bu borcu zarurî bir ihtiyacından dolayı almışsa, kaybedeceği muhakkaktır. Durum böyle olunca, borç veren sınıf hep kazanmakta, diğer sınıf ise hep kaybetmektedir. Bu da kazancın hep aynı ellerde toplanması demektir.

İktisadî açıdan malın belli ellerde toplanması ise tehlikenin en büyüğüdür. Zira bütün piyasa bu bir grup insanın keyfine göre şekillenmektedir. Onlar ise kendi çıkarlarını daima toplum çıkarının üstünde tutanlardır. Yani piyasa ile, arzu ve hevesleri nasıl istiyorsa öyle oynayanlardır. Zaten günümüz dünyasında görünen manzara da budur. Ve dünya ekonomisi bu zaviyeden büyük bir çıkmaza doğru süratle ilerlemektedir.

428