Böhm-Bawerk ise meseleyi psikolojik açıdan ele alır ve faizi zaman tercihi kavramıyla açıklayarak, ona bir dayanak bulmaya çalışır. Ona göre, insanlar umumiyetle bugün ellerinde bulundurdukları değerleri yarınki değerlere tercih etme eğilimindedirler.
Dolayısıyla, hem tasarrufa teşvik ve hem de bu tasarrufu başka ellere devrettirebilmek için böyle bir psikolojik duygunun tatmin edilmesi şarttır. O da ancak bugün ve yarın arasındaki değer farkını (acio) ödemekle mümkündür. Ve faiz, ona göre, işte bu şekilde bir meşru gerekçeye dayanmaktadır.
Marks ve Engels gibi sosyalist düşüncenin temsilcileri her yönüyle faizin aleyhindedirler. Onlara göre faiz, sermaye sahibinin emekten çaldığı haktır. Sosyalist bir düzende tasarruf ve sermaye olmayacağı için faiz de olamaz.
3. İslâm Öncesi Faiz
Faiz, cahiliye devrinde bilinen ve tatbiki yaygın olan bir müessese durumundaydı. Günümüzdeki dev kuruluşlar şeklinde olmasa bile, hem fert hem de küçük organize gruplar olarak faiz hem alınıyor hem de veriliyordu.
İslâm öncesi bu devirde faiz müessesesi zenginin elinde bir istismar vasıtasıydı. Zira riba adı verilen ve borçlunun ödemek zorunda olduğu fazlalık, bazen asıl borcun kat kat üstüne çıkıyor ve borçlu her geçen gün artan bu fazlalıklar altında ezilip gidiyordu.