İçeriğe geç

“… Ashabım! Faizin her çeşidi kaldırılmıştır ve ayağımın altındadır. Bize sadece borcunuzun aslını vermek düşer. Ne zulmediniz ne de zulme uğrayınız. Allah’ın emriyle faizcilik artık yasaktır. Cahiliyeden kalma bu çirkin âdetin her türlüsü ayağımın altındadır. İlk kaldırdığım faiz de Abdulmuttalib’in oğlu Abbas’ın (Peygamberimiz’in amcası) faizidir.”6

Faiz oranının düşük veya yüksek olması, basit veya bileşik olması, kredinin tüketime ya da üretime yönelik olması… faizin haram oluşu konusunda neticeyi değiştirmez. Bu konuda Sünnî ve Şiî bütün İslâm mezhepleri ittifak hâlindedirler.

Geçmişten günümüze uygulanagelen ve genel olarak kapitalizmde faiz denince ilk hatırlanan kredi faizi, İslâm’daki bu borç faizidir. Bütün faizli işlemlerde belli bir miktar anaparaya belli bir vade sonunda belli miktarda fazla ödeme yapıldığına göre, Kur’ân’ın yasakladığı bu faiz ile günümüzdeki banka faizleri, tahvil ve bono faizleri arasında bir farkın olmadığı açıktır.

b. Alışveriş Faizi

Faize konu olan mal veya paraların peşin veya vadeli alım-satımlarında ortaya çıkan faizdir. İnsanlığın daha önce bilmediği ve ‘hak’ kavramına olabildiğine önem vermenin tezahürü olarak Peygamber Efendimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem) tarafından ortaya konan alışveriş faizinin hükümleri hadislerle tespit edilmiştir.

Alışveriş faizi hem mal mübadelelerinde hem para ve döviz mübadelelerinde geçerlidir. Alışveriş faizi Peygamber Efendimiz’in (sallallâhu aleyhi ve sellem) şu hadisinde özetlenmiştir:

“Altına karşılık altın, gümüşe karşılık gümüş, buğdaya karşılık buğday, arpaya karşılık arpa, hurmaya karşılık hurma, tuza karşılık tuz, misli misline, eşit ölçüde ve peşin mübadele edilmelidir. Mallar farklı cinslerden ise, istediğiniz gibi (peşin veya veresiye ve istediğiniz miktarlarda) mübadele edebilirsiniz.”7

417