İçeriğe geç

Her ne kadar Hanefî fıkıh kitaplarında, aralarında aynı cinsten ve aynı ölçü birimine bağlı olma açısından bir alâka olmayan mallar arasında (10 metre kumaşa karşı 20 ölçek buğday veya 10 ton demire karşı 10 adet marka ve evsafı belli televizyon gibi) peşin veya vadeli mübadelenin caiz olduğunu ifade etmekte ise de,10 kıyemî mallardan olduğu hâlde hayvanın hayvanla veresiye mübadelesine bile izin vermeyen Ebû Hanife’nin mezhebinde mislî malların vadeli mübadelesine izin verilmesi düşünülmemelidir.

Kısacası, fazlalık faizi (ribe’l-fadl), aralarında kalite ve vasıf farkı olsa bile, mislî bir malın kendi cinsinden bir mal ile mübadele edilmesi hâlinde, bedellerden birinde bulunan kemmî (nicel) bir fazlalık, yani değer farkıdır.

Vade faizi (ribe’n-nesîe) ise, ister aynı ister farklı cinsten olsun, mislî veya kıyemî iki malın mübadelesinde bedellerden birinin vadeli olması hâlinde, vade farkından doğan takdîrî ve hükmî bir fazlalık, yani mukadder ve muhtemel değer farkıdır.

Para ve dövizlerin kendi aralarında veya birbirleri karşılığındaki mübadelelerinde de aynı hükümler geçerlidir.11

5. Peygamber Efendimiz ve Faiz

Faizin haram olduğuna dair yüzlerce hadis-i şerif vardır. Peygamber Efendimiz’in bu mevzudaki ifadelerini iki ana grupta toplamak mümkündür:

a. Faiz karşısında dinin tavrı

b. Nelerin faiz olduğu hususu

Efendimiz faizi, insanı helâke sürükleyen yedi mühlikâttan biri olarak ele almıştır. Sahabe insanı helâke sürükleyen bu yedi faktörün neler olduğunu sorunca O, şu cevabı vermiştir:

“Şirk, sihir, haksız yere adam öldürmek, faiz yemek, yetim malına el uzatmak, düşmana toplu hücum yapılacağı bir anda savaştan kaçmak ve afîfe bir kadına zina isnadında bulunmak.”12

422