İçeriğe geç

Ömer: “Yâ Resûlallah! Şu anda krallar, kuş tüyü yataklarda yatarken Sen hasır üstünde yatıyorsun ve üzerinde yattığın hasır, teninde izler bırakıyor; hâlbuki Sen, Resûlullah’sın. Rahat bir hayata herkesten daha layıksın.”

Allah Resûlü’nün (sallallâhu aleyhi ve sellem) Ömer’e vereceği şu cevap, onun gözyaşlarını kurutacak mahiyettedir: أَمَا تَرْضَى أَنْ تَكُونَ لَهُمُ الدُّنْيَا وَلَنَا الآخِرَةُ “İstemez misin ya Ömer, dünya onların olsun ahiret de bizim?”57

Allah Resûlü (sallallâhu aleyhi ve sellem) bunları söylerken, başka türlü yaşaması mümkün olmayan bir fakir ve bir düşkünün çaresizlik içinde söylediği sözler türünde bir söz olarak da söylemiyordu. O isteseydi dünyanın en zengini olabilirdi. Bir fikir vermesi bakımından, O’nun sadece Huneyn’den gelen ganimetten kendine düşmesi gereken hisseye bakacak olursak, bunun 40.000 koyun, 24.000 deve, 6.000 esir, 4.000 okka gümüş –ki bir okka dört kilo demektir– olduğunu görürüz.58

Diğer muharebelerde elde edilen ganimetlerle, gelen hediyeler de düşünülecek olursa, Efendimiz’in (sallallâhu aleyhi ve sellem) çok müreffeh bir hayat yaşamasına mâni hiç bir şey yoktu. Ancak O, en fakir bir insanın yaşadığı hayatı yaşıyordu. Eline geçenleri ise bütünüyle halka dağıtıyordu. Zira O, tecessüm etmiş bir keremdi. Bu kadar kerem sahibi bir insan, ancak Resûlullah olabilir.

50