İçeriğe geç

Allah (celle celâluhu) bize İslâm’la ihsanda bulunmuştur. O’nun bu ihsanına karşı mukabelemiz, cömertlik ve güzel ahlâkla olmalıdır. Zira cömertlik Allah’a kurbetin, Cennet’le irtibata geçmenin adıdır. Cömert iseniz, Cennet’le münasebet kurmuşsunuz demektir. Daha önce de geçtiği üzere Allah Resûlü (sallallâhu aleyhi ve sellem), şu hadisleriyle cömert insanın, kendini Cennet’e ulaştıracak bir dala tutunduğunu, aksi durumda ise tutunduğu dalın, kendisini Cehennem’e götüreceğini izah buyurmaktadır: “Dikkat edin! Cömertlik bir Cennet ağacıdır ve dalları da dünyadadır. Cömert kimse, o ağacın bir dalına tutunuyor demektir ki neticede Cennet’e ulaşır. Dikkat edin! Cimrilik de bir Cehennem ağacıdır, o ağacın dalları da dünyadadır. Cimri kişi, o dallardan birine tutunmuş demektir ki neticede onu Cehennem’e çeker.”73

Allah Resûlü (sallallâhu aleyhi ve sellem), yukarıdaki hadisleriyle bir hakikatin temessülünden ibaret bir teşbih, bir temsil ortaya koymaktadır. Bunun mânâsı, şayet siz kalbinizle Cennet’e bağlı iseniz, onun yolundasınız demektir. Herkes neticede nereye gidecekse, oranın usûl ve erkânına göre amel eder. Dolayısıyla Cennet’e gidecek bir insanın meyhaneden geçmesi mümkün değildir. Bir başka ifadeyle meyhaneden geçen ve ömrünü buralarda ifna eden bir insanın Cennet’e girmesi Allah’ın fazl u keremine kalmıştır. Cennet’e girmenin yolu camiden, cemaatten, her neviyle hiss-i semahatı coşturmaktan ve Hak kapısına baş koyup bir lahza oradan ayrılmamaya azmetmekten geçer. Cennet’e gitmek isteyenlerin, cömertlik dalına tutunarak bunu gerçekleştirebilecekleri bildirilirken, diğer yanda Cehennem’den kurtulmanın yolu da ona doğru uzanan cimrilik dallarından uzak durmaktadır.

3. Vermeyi Fıtrat Hâline Getirme

59