Burada bizim maksadımız, menkıbe yazmak ve sahabiyi tanıtmak değildi. Niyetimiz, dinimizin nâkil ve muhafızlarından yarım düzine pak dâmenin dâmenlerine atılmak istenen kirli düşünce ve levsiyata karşı onları müdafaa eden yüzlerce muhakkikîn kahramanın yanında, sırf şefaatları hakkında ümit beslemek ve onca kahraman müdafi arasında kadirşinaslık deyip bu mini gayreti, o insanlığın kerimlerine bir adres gibi sunmaktı. Niyet, amelden daha büyük, daha tutarlı; Allah’ın inayeti ise her şeyden daha vâsi’dir.
1 Bkz.: Fetih sûresi, 48/18; Enfâl sûresi, 8/72; Haşir sûresi, 59/8-10.
499