İçeriğe geç

Yine, Kur’ân-ı Kerim buyuruyor: وَالسَّابِقُونَ الْأَوَّلُونَ مِنَ الْمُهَاجِرِينَ وَالْأَنْصَارِ وَالَّذِينَ اتَّبَعُوهُمْ بِإِحْسَانٍ رَضِيَ اللّٰهُ عَنْهُمْ وَرَضُوا عَنْهُ “Muhacirlerden ve ensârdan o ilkler, o önde gidenler ve bir de ihsan şuuruyla onlara tâbi olanlar var ya, Allah onlardan razı, onlar da Allah’tan razıdırlar.”24

Allah, onlardan her nefse:

يَۤا أَيَّتُهَا النَّفْسُ الْمُطْمَئِنَّةُ۝اِرْجِعِي إِلَى رَبِّكِ رَاضِيَةً مَرْضِيَّة۝فَادْخُلِي فِي عِبَادِي۝وَادْخُلِي جَنَّتِي

“Ey itminana ermiş tertemiz nefis, sen Allah’tan, Allah da senden razı olarak Rabbi’ne dön. Kullarımın içine katıl ve gir cennetime!”25 der.

Evet, bazıları sahabeden razı olmasa da, Allah onlardan razıdır; bazıları, Cennet’i onlara çok görse de: وَأَعَدَّ لَهُمْ جَنَّاتٍ تَجْرِي تَحْتَهَا الْأَنْهَارُ“Allah, onlara altlarından ırmaklar akan Cennet’ler hazırlamıştır.”خَالِدِينَ فِيهَۤا أَبَدًا“Hem, orada ebedî kalacaklardır.”ذٰلِكَ الْفَوْزُ الْعَظِيمُ“Ve bu büyük bir mükâfat, büyük bir kazançtır.”26

Muhacirler, yurtlarını yuvalarını bırakmış.. ve tabiî ondan önce de beşerî arzularından, nefsanî isteklerinden hicret etmiş.. mâsiyetten itaate, nefsanîlikten ruhanîliğe ve Mekke’den Medine’ye göç etmiş insanlardır.

Ensar ise, onlara bağırlarını açan, onları kucaklayan ve onları barındıran kutlulardır. Bu öyle bir kucak açma ve barındırmadır ki, sadece şu kesitten rasat, yeter insana: Sa’d İbn Rebî, Allah Resûlü’nün, onunla aralarında kardeşlik kurduğu Abdurrahman İbn Avf Hazretleri’ni götürür evine ve iki hanımını göstererek: “Bak kardeşim, sen hicret ettin; fedakârlık yaptın. Şu iki hanımdan hangisini istersen boşayayım, iddetini beklesin, sonra da onunla evleniverirsin.” der. İbn Avf ise: “Kardeşim, Allah sana zevcelerini mübarek kılsın. Sen bana bir ip ver ve pazarın yolunu göster.” der ve Mekke’nin tüccarı Medine pazarlarında hamallığa yürür…27

465