Keza, bu millet olmasaydı muvazene adına da bizim ümidimiz olmayacaktı. Ama, tarihten gelen o mânâ cevherleri ve kendisini ayakta tutan dinamikleri, Çanakkale ve İstiklâl Mücadelesinde, bu şanlı şerefli son karakolun kahraman kurmayları, fedaileri, hasbîleri, diğergâmları ve kudsîler ordusunun neferleri kullanmasını bildiler; Cenâb-ı Hak da onlara, yeniden var olma imkânlarını bahşetti. Varız, Allah’a (celle celâluhu) binlerce hamd ve sena olsun! Varız, hem de farklı bir varlıkla varız! Sofya’da olmayacak şekilde, farklı bir varlıkla varız! Bulgaristan’da bulunmayan farklı bir varlıkla varız! Türkistan’da, Özbekistan’ta bulunmayan farklı bir varlıkla varız ve buralardaki mazlumlar, mağdurlar, mahkûmlar için sırf bağırma-çağırma adına dahi olsa bir miting tertip edebiliyor; inliyor, boşalıyor, haykırıyor.. bir şey yapmaya gücümüz yeter veya yetmez, bütün hissiyatımızla gürlüyor ve onların içine inşirah salıyoruz. İnşâallah onlar da bir gün boyunlarındaki zincirleri kıracaklar ve başkalarının esiri olmaktan kurtulacaklardır! Zira Allah (celle celâluhu) وَتِلْكَ الْأَيَّامُ نُدَاوِلُهَا بَيْنَ النَّاسِ buyurmaktadır.4 Bugün onlara ikbâl, yarın başkalarına.. bugün tali’i idbâra dönmüş olanlar, çok yakın bir gelecekte ikbâlin tebessümüyle karşı karşıya kalacaklar.