İçeriğe geç

3. O, sadece erkeklerle değil, aynı zamanda hanımlarla da istişare ederdi. Nitekim Hudeybiye’de hanımıyla istişare etmiş ve hanımının dediğini yapmakta da hiçbir beis görmemişti.23

O, hayatında hep böyle davranmış ve meşveretlerle aşılmaz gibi görülen problemleri aşmıştır ki, biz devlet hayatımızda meşveretin ne denli önem kazandığını ancak şimdilerde anlayabiliyoruz. Meşveretsiz, müstebit idareciler arkada binler fiyasko bırakıp öyle gitmişlerdir. Fikre, düşünceye, akla karşı en büyük hürmet ve en büyük saygıyı telkin etmiştir. Zira aklın bir hikmet-i vücudu, dolayısıyla da muhakemenin, insan düşüncesinin mevcudiyetinin de bir hikmeti vardır. Vahiyle beslenen şahıslarda, vahye müesses davalarda bile bunlara müracaat edilir ve bunlar onu yorumlamada önemli vazifeler görürler. Nitekim, aklı, muhakemesi olmayanın mükellef olmayacağı da dinimizde bir esas kabul edilmiştir.

c. Teklifler ve Tatbik

Efendimiz’e ait ayrı bir derinlik de, O’ndaki nazar ve kadem vahdetidir. Gözü nereye ulaşmışsa, nazarı nereye varmışsa, ayağını oraya basabilmiş ve ortaya attığı düşünceleri hemen tatbik edebilmiştir. Bu itibarla, Allah Resûlü’ne tâbi olanlar, her zaman O’nun dediklerini tatbike koyabilmiş, tereddüt, hayret ve şaşkınlığa düşmemişlerdir.

ca. Plan İnsanı

109