İçeriğe geç

Onun ikinci târizi de, putları kırma ile alâkalı cereyan etmişti ki, bir baltayla putları kırdı ve sonra baltayı en büyük putun boynuna astı. Kendisine “İlâhlarımıza bu işi kim yaptı?” diye sorulunca da, büyük putu gösterip, “Belki o yapmıştır! Büyükleri o, ona sorun!” dedi.34

Üçüncü târize gelince, o bizzat Kur’ân’da zikredilmez. Bir münasebetle hanımına: “Sana kim olduğun sorulunca, benim kızkardeşim olduğunu söyle.”35 buyurmuştu.

Evet, işte Hz. İbrahim’in (aleyhisselâm) söylediği üç târiz bunlardan ibarettir. Şimdi bu hâdiseleri biraz daha açarak o zatın ismetini bir de hâdiselerin gerçek çehresinde görelim:

Birinci hâdise Kur’ân-ı Kerim’de şöyle anlatılır:

“İbrahim de şüphesiz onun (Nuh’un) yolunda olanlardandı. Nitekim Rabbi’ne selim bir kalb ile geldi. Babasına ve milletine şöyle dedi: ‘Allah’ı bırakıp, uydurma tanrılar mı ediniyorsunuz? Âlemlerin Rabbi hakkındaki zannınız bu mu?’ Yıldızlara bir göz attı ve ‘Ben rahatsızım!’ dedi. Onu bırakıp gittiler.”36

Hz. İbrahim (aleyhisselâm), bu “Ben hastayım!” cümlesiyle esas rahatsız olduğu husus ne ise onu kastediyordu. O, doğduğu andan itibaren hep putlardan rahatsızdı. Onları ortadan kaldırmadıkça da onun bu rahatsızlığı geçecek gibi değildi. Fakat diğerleri onu bedenen hasta zannederek çekip gittiler. Yoksa ısrarla onu da dinî törenlerine götürmek istiyorlardı. Zaten onlar gider gitmez de hemen putların hakkından gelmekle hakikî rahatsızlığının neden ibaret olduğunu ortaya koymuştu.

183