İçeriğe geç

Evet, Kur’ân’da yer alan kavim ve kabilelerin iç dünyalarına inebilsek Kur’ân-ı Mu’cizü’l-Beyan’ın yaptığı karakter tiplemelerinde öyle bir dil kullandığını göreceğiz ki, beşer, bu kadar az kelâmla, tarihe mal olmuş bu ayrı ayrı toplumları böylesine veciz ifadelerle ortaya koymaya kat’iyen güç yetiremeyecek ve “Bu, Allah kelâmıdır, başka olamaz!” demekten kendini alamayacaktır.

C. Müreffeh Hayatın Azdırdığı Cemaat: Semud Kavmi

Asrın tarihçileri, önceleri Semud kavmini inkâr ediyorlardı. Şimdilerde bir kısım arkeologların yaptıkları kazı ve araştırmalar neticesinde, Semud veya Temud diye adlandırılan, uzun asırlar önce hayat sürmüş bir kavmin var olduğu ortaya çıkarılmıştır ki, bu, Kur’ân-ı Kerim’in haber verdiği Hz. Salih’in kavmi Semud’dan başkası değildir.. ve arkada bıraktıkları kalıntılarla bizlere neler ve neler anlatmaktadırlar.

Düşünce tarzlarından hayat anlayışlarına, sanat telakkilerinden medeniyet seviyelerine kadar karakter ve kaderlerinin dili, tercümanı sayılan eserleri onları da her yanlarıyla ele verecek mahiyette ve nettir. Bunlar, ne zaman yaşamış.. ne kadar hükümran olmuşlar.. ve nasıl hayat sahnesinden silinmişler? Bu hususta beşer tarihi kat’î ve açık bir şey söylemese de Kur’ân en karakteristik yanlarıyla Semud kavmini deşifre edip gözler önüne sermektedir:

“Semud kavmi de gönderilen elçileri yalanladı. Kardeşleri Salih onlara demişti ki: (Allah’ın azabından) korunmaz mısınız? Ben, size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim. Allah’tan korkun ve bana itaat edin. Ben sizden buna karşı bir ücret de istemiyorum. Benim ücretim yalnız Âlemlerin Rabbi Allah’a aittir.”18

173