İçeriğe geç

Ne var ki, bir de bunların ayrı ve birbirinden çok farklı yanları vardır ki, bu yönleriyle de tamamen birbirinden tefrik ve temyiz edilirler. Gelin şimdi şu ifadelerle bunu sezip almaya ve o insanları farklı yönleriyle yakalamaya çalışalım.!

“Nuh kavmi de peygamberleri tekzip etti.”3

“Kardeşleri Nuh, onlara: ‘Allah’tan korkun ve müttaki olun’ dedi.”4

Yani Hz. Nuh (aleyhisselâm) onlara, “Allah’ın himayesine girin.. kâinatta cari kanunları doğru okuyup değerlendirerek onlardan istifade edin.. hayatınızı, körü körüne değil, şuurlu olarak yaşayın.. sizin için yegâne melce ve mence Allah’tır ve Allah’ın himayesidir. Sakın ola ki, evâmir-i ilâhiyeyi ihmal etmeyin!.” gibi tavsiyelerde bulundu. Ve bu vazifeyi yaparken de: “Sizden herhangi bir ücret talep etmiyorum. Benim ücretim Âlemlerin Rabbi olan Allah’a aittir.” dedi. Yani “Dûçâr olduğum bütün meşakkatlere ve maruz kaldığım bütün sıkıntılara karşı da sizden herhangi bir ücret ya da mükâfat istemiyorum. Ben, istediğimi yalnızca Allah’tan istiyorum… Evet, rızaya talip bir yürek ve samimiyetle meşbû bir ruh olarak mükâfatımı sadece ve sadece O’ndan istiyorum. Zira Allah’ın rıza ve rıdvanı her şeyden önde gelir. Hatta amellerime terettüp edecek semerelerde bile gözüm yok… Uhrevî semereye gelince, verirse onu da ahirette verecektir…” gibi sıcak ve samimî ifadelerini görürüz Hz. Nuh’un…

Bu esnada onun cemaati de, kendi heva, anlayış ve karakteristik durumuyla karşımıza çıkar. Hz. Nuh’un bu kadar saf, duru, sıcak ve tatlı istekleri karşısında onlar da karakterlerinin sesi ve soluğu olarak şöyle diyeceklerdir: “Arkana hep sıradan kimseler düşmüşken kalkıp sana mı inanacağız!?”5

164