İçeriğe geç

Evet, nefha-i ilâhî olarak “Ruhullah” unvanıyla dünyaya gelen, beşere hayat üfleyip ölü gönülleri dirilten Hz. Mesih ve Allah’ın yüce bir nebisi olan Hz. Üzeyr ezel-ebed arasındaki mesafe kadar Cehennem’den uzaktırlar…

Onlar hakkında yanlış itikad ve yanlış düşüncelere sapanlar sadece kendi başlarını yiyeceklerdir. Çünkü nebiler ve melekler, haklarında hüsnâ (iyi akıbet) hükmü sebkat etmiş seçkinlerdir. Ve zaten meselenin bizim mevzuumuzla alâkalı yönü de âyetteki bu ifadedir.

9. Abdurrahman b. Avf anlatıyor:

“Bir defasında bayılmış ve kendimden geçmiştim. Birden, vaziyet ve durumları dehşet veren iki şahıs yanımda görünüverdi. Elimden tutup beni bir tarafa doğru sürüklemeye başladılar. ‘Beni nereye götürüyorsunuz?’ diye sordum. ‘Aziz ve emin olan Zât’ın huzuruna götürüyoruz, hesap vereceksin!’ dediler. Onlar beni bu vaziyette götürürlerken birden karşıdan bir adam çıkageldi. Onlara beni kastederek ‘Bunu nereye götürüyorsunuz?’ diye sordu. Ona da aynı cevabı vererek ‘Aziz ve Emin olana götürüyoruz.’ dediler. O, ‘Hayır onu götüremezsiniz. Çünkü o daha annesinin karnında iken hakkında ‘hüsnâ’ sebkat etmiş bir kişidir. O Aziz ve Emin’in huzuruna çıkarılmaz.’ dedi. Bunun üzerine ayıldım…”50

Efendimiz, –ileride tafsilatıyla izah etmeye çalışacağımız– bir hadislerinde: “Kulun Cehennem’e girmesine bir karış kalır; fakat kitap sebkat ettiği için Cennet ehlinin amelini işler ve Cennet’e gider.”51 buyurarak Abdurrahman b. Avf’ın anlattığı hâdiseye ışık tutar. Zaten Abdurrahman b. Avf Cennetle müjdelenmiş on kişiden biriydi. Bizim burada üzerinde durduğumuz husus ise, kitabın sebkat etmesi meselesidir.

10. Âmir b. Sa’d, babası Sa’d b. Ebî Vakkas ile alâkalı bir hâdiseyi bize şöyle naklediyor:

52