İçeriğe geç

“De ki: ‘Allah’ın dilemesi dışında ben kendime bir zarar ve fayda verecek durumda değilim. Her ümmet için bir süre vardır; süreleri sona erince bir saat bile geciktirilmezler ve öne de alınmazlar.’ ”2

وَمَا مِنْ غَۤائِبَةٍ فِي السَّمَۤاءِ وَالْأَرْضِ إِلَّا ف۪ي كِتَابٍ مُب۪ينٍ

“Gökte ve yerde, görülmeyen her şey şüphesiz Kitab-ı Mübîn’dedir.”3

إِنَّا نَحْنُ نُحْيِي الْمَوْتٰى وَنَكْتُبُ مَا قَدَّمُوا وَاٰثَارَهُمْۘ وَكُلَّ شَيْءٍ أَحْصَيْنَاهُ ف۪يۤ إِمَامٍ مُب۪ينٍ۟

“Şüphesiz ölüleri dirilten, işlediklerini ve eserlerini yazan Biz’iz. Her şeyi apaçık bir kitapta saymışızdır.”4

بَلْ هُوَ قُرْاٰنٌ مَج۪يدٌۙ ۝ ف۪ي لَوْحٍ مَحْفُوظٍ

“(Ey şanı yüce Nebi!) Doğrusu sana vahyedilen bu Kitap Levh-i Mahfuz’da bulunan şanlı bir Kur’ân’dır.”5

وَيَقُولُونَ مَتٰى هَذَا الْوَعْدُ إِنْ كُنْتُمْ صَادِق۪ينَ ۝ قُلْ إِنَّمَا الْعِلْمُ عِنْدَ اللّٰهِ ۞ وَإِنَّمَۤا أَنَاۨ نَذ۪يرٌ مُب۪ينٌ

“ ‘Doğru sözlü iseniz bildirin, bu azap sözü ne zamandır?’ derler. De ki: ‘Onu bilmek ancak Allah’a mahsustur. Ben sadece apaçık bir uyarıcıyım.’ ”6

Kaza ile kader bir yönüyle aynıdır. Diğer mânâda ise kader, Allah’ın (celle celâluhu) takdiri, kaza ise, bu takdiri infaz ve yapılacak şeyi eda etmesi ve hükmü yerine getirmesi demektir.

Kader, her şeyi daha olmadan evvel ilmî planda ve ilmî vücuduyla Allah’a (celle celâluhu) vermektir. Olma havası içine girmiş ve olma silsilesi arasında yerini almaya çalışan eşya, Levh-i Mahfuz’un istinsahları hâlinde, Levh-i Mahv ve İsbat’ta, yine Allah’ın (celle celâluhu) ilmi dahilinde olmak şartıyla, mükerrem melekler vasıtasıyla yazılıp kaydedilmektedir.

3