Gökten, yerden ve nefsinizden size, ne zaman ve nasıl bir musibet isabet ederse etsin, o musibet gök, yer ve nefsiniz yaratılmadan evvel takdir ve tayin edilmiştir. Evet, her şey önceden yazılıp çizilmiştir ve olanların hepsi bu tesbit çizgisi içinde cereyan etmektedir.
Meseleye bu şekilde inanma, bu şekilde yaklaşma Muhammedî yolda yürümenin gereğidir. İnhiraflar ise, inhirafın büyüklüğüne, küçüklüğüne göre sapıklık ve dalâlettir.
Kader meselesine delâlet eden âyetlere kitabımızın başında işaret etmiştik. Şimdi onları tefsir eden birçok hadis-i şeriften birkaç tanesini aktarmak istiyoruz:
1. Abdullah b. Amr b. Âs rivayet ediyor: Efendimiz şöyle buyurdular:
“Allah, gökleri ve yeri yaratmadan elli bin sene evvel mahlukatın kaderlerini tayin ve tesbit etmiştir. Ve Arş’ı su üzerindeydi.”21
Bu elli bin sene, hangi zaman kıstaslarına göredir, bilemiyoruz. Belki de dünyamıza ait zaman ölçüsüne vurulursa bu, elli bin sene de olabilir, elli milyon sene de… Hatta kesretten kinaye de söylenmiş olabilir.. kesin bir şey söyleyemiyoruz.
Gök ve yer yaratılmadan, göklerin ve yerin semeresi beşer halkedilmeden elli bin sene önce meşhergâh-ı âlemde teşhir edilecek olan her şey tayin ve tesbit edilmiş bulunmaktadır.
Dipnotlar
- 21 Müslim, kader 16; Tirmizî, kader 18.