Durum aksi olursa, yani insan cimri kesilir ve hiç kimseye bir şey vermezse, böyle bilmelidir ki, vermeyene verilmez. Verirse Allah da ona verir. Neyi verir? Hüsnâyı, güzel âkıbeti… Ama, kim vermez, hem de müstağni davranırsa; yani diğerinin ittika edip Cenâb-ı Hakk’ın himayesine girmesine mukabil bu, kendinde bir varlık hissedip müstağni davranır Karun gibi, “Bütün bunlar bana benim ilmim sayesinde verildi.”28 der, camiye gitmeyi gericilik sayar ve camiye gidenleri hor ve hakir görür, hüsnâyı da tekzip eder, o Esmâ ile müsemma olan Cenâb-ı Hakk’ı yalanlar, Esmâ-i Hüsnâ’nın nokta-i mihrakiyesi olan Resûl-i Ekrem’i (sallallâhu aleyhi ve sellem) kabul etmez, Esmâ-i İlâhiye’nin cilvelerinin ezelî bir tercümesi olan Kur’ân’ı tanımazsa, o da zora koşulur. Belki bazen o da dinî bir hayatın içinde bulunur. Fakat kıldığı namazı, gırtlağı sıkılıyor gibi kılar, sabah namazına kalkarken tembel tembel, uyuşuk uyuşuk kalkar ve döşekten bir türlü ayrılmak istemez. Zamanla cemaati de, ibadeti de terk eder. Başka bir âyetin ifade ettiği gibi, dinî bir teklifle karşılaştığında ölüm baygınlığına bürünür, bakışları bulanır ve söylenenin aksine sürüklenir. En ufak dinî teklifler karşısında dahi bir bezginlik ve bir tedirginlik gösterir.29 Çünkü o, zora koşulmuştur. Ağır bir yük altında tepeye tırmanıyor gibi bir tavır sergilemektedir… سَأُرْهِقُهُ صَعُودًاۘ“Ben onu dimdik bir yokuşa sardıracağım..”30
Evet, insanların kimisi bir kömür damarı bulmuş ve durmadan o kanalda kömür aramakta, kimisi gümüş, kimisi bakır, kimisi de altın… Ve niceleri de var ki kanalizasyonlarda dolaşmaktadır.
Dipnotlar
- 28 Bkz.: Kasas sûresi, 28/78.
- 29 Muhammed sûresi, 47/20.
- 30 Müddessir sûresi, 74/17.