İçeriğe geç

Bu düşünce, bir yönüyle kaderi, iman rükünleri arasında kabul etmemeyi işmam ettiğinden biz onlar gibi demiyoruz. Biz, nasıl Allah’a (celle celâluhu), meleklere, kitaplara, peygamberlere ve haşre iman var, kadere de aynı şekilde iman var, diyoruz. Ta ki, icmalî veya tafsilî, şöyle veya böyle kaderi inkâr mânâsına gelebilecek bir söz söylemiş olmayalım. Ama meselenin aslına gelince, İmam Ahmed İbn Hanbel, “Kader, kudretten gelir.” diyor. Binaenaleyh, kaderi inkâr eden, Zât-ı Ulûhiyete ait pek çok şeyi de inkâr eder. Ulûhiyet akidesi sarsık hâle gelir ve bütün düşünce sistemi ters yüz olur. Onun için kader çok önemli bir mevzudur. Bu mevzuu, Ehl-i Sünnet düşüncesi içinde ele almayanlar hep sapıtmışlardır. Mutezile’nin rasyonalizması da, Cebriye’nin cebrî determinizması da hep bu sapıtma cümlesindendir.

2. KÂİNATTA HÂKİM OLAN CEBRÎ KADER

Kâinatta, kader, plan, program, ölçü ve denge hâkimdir.

اَللّٰهُ يَعْلَمُ مَا تَحْمِلُ كُلُّ أُنْثٰى وَمَا تَغ۪يضُ الْأَرْحَامُ وَمَا تَزْدَادُۘ وَكُلُّ شَيْءٍ عِنْدَهُ بِمِقْدَارٍ ۝ عَالِمُ الْغَيْبِ وَالشَّهَادَةِ الْكَب۪يرُ الْمُتَعَالِ ۝ سَوَۤاءٌ مِنْكُمْ مَنْ أَسَرَّ الْقَوْلَ وَمَنْ جَهَرَ بِه۪ وَمَنْ هُوَ مُسْتَخْفٍ بِالَّيْلِ وَسَارِبٌ بِالنَّهَارِ

“Allah her dişinin rahminde taşıdığını, rahimlerin düşürdüğünü ve alıkoyduğunu bilir. O’nun katında her şey bir ölçüye göredir. Görüleni de görülmeyeni de bilir; büyüktür, yücedir. O’na göre, aranızdan sözü gizleyen ile açığa vuran ve geceye bürünerek gizlenip gündüzün ortaya çıkan arasında fark yoktur.”7

وَإِنْ مِنْ شَيْءٍ إِلَّا عِنْدَنَا خَزَۤائِنُهُ۬ وَمَا نُنَزِّلُهُۤ إِلَّا بِقَدَرٍ مَعْلُومٍ

“Hazinesi Bizim katımızda olmayan hiçbir şey yoktur. Biz onu ancak belli bir takdire göre indiririz.”8

وَالسَّمَۤاءَ رَفَعَهَا وَوَضَعَ الْم۪يزَانَۙ
5