üzere– hac esnasında günahlardan uzak durmaktır. Kendini günahlardan alıkoyan insan, haccın faziletinden tam olarak istifade etme yoluna girmiş sayılır. İbn Abbas (radıyallahu anhumâ) anlatıyor: “Arefe günü bir genç, Peygamberimiz’in (sallallâhu aleyhi ve sellem) terkisine binmiş beraber yolculuk yapıyorlardı. Ne var ki genç, gözüne yeteri kadar sahip çıkamıyor, kadın-erkek demeden gelip-geçene bakıp duruyordu. Peygamber Efendimiz bu durumdan rahatsız olarak eliyle birkaç defa gencin yüzünü kadınlardan çevirdi ve ona şöyle dedi:
ُإِنَّ هَذَا يَوْ مٌ مَنْ مَلَكَ فِيهِ سَ مْ عَهُ وَ بَصَ رَهُ وَ لِسَ انَهُ غُفِرَ لَه
“Bu öyle bir gündür ki, her kim bugün kulağına, gözüne ve diline sahip olursa günahları bağışlanır.”30
Yine Resûl-i Ekrem’in beyanları içinde, Allah, kullarını en çok, haccın temel rükünlerinden olan Arafat vakfesinin yapıldığı Arefe günü azat edip bağışlamaktadır.31 Milyonlarca hacı, Arafat’ta gün batıncaya kadar dua dua yalvarır ve Rabbülâlemîn’den bağışlanma dilerler. Onların bu ortak duası Cenâb-ı Hakk’ın rahmetini celbeder ve çok kimseler cehennemden azat olur. Efendimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem), Arefe gününün faziletini bir hadislerinde de şöyle ifade etmiştir: “Allah indinde Arefe gününden daha faziletli bir gün yoktur...”32
Hac yapan kimsenin günahlarının affolması bir yana, Peygamber Efendimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem) onlar için bizzat dua etmiş, onları mağfiret etmesi için Allah’a niyazda bulunmuştur:
Dipnotlar
- Ahmed İbn Hanbel, el-Müsned 1/329; et-Taberânî, el-Mu’cemü’l-Kebîr 12/232, 18/288.
- “Allah’ın cehennemden en çok kul azat ettiği gün, Arefe günüdür” (Müslim, hac 436; Nesâî, menâsik 94; İbn Mâce, menâsik 56).
- İbn Hibbân, es-Sahîh 9/164; Ebû Ya’lâ, el-Müsned 4/69.