hac, her zaman bahar mevsimine denk geliyordu. Böylelikle Allah’ın yaratmış olduğu takvim hesabını kendi heva ve heveslerine göre tahrif etmişlerdi. Efendimiz (sallallâhu aleyhi sellem) hac ile ilgili birçok yanlışı düzelttiği gibi nesî’ uygulamasını da kaldırarak haccın yapılış zamanını aslına döndürmüştür.
Hac yapacak olanlar hac mevsiminin başlamasıyla birlikte ilk gün ihramlı olarak Ukaz panayırına gider, yirmi gece burada kalır, alış-veriş yaparlardı. Daha sonra sırasıyla on gece Mecenne panayırında, sekiz gece de Zülmecaz panayırında kalır, Terviye günü8 Arafat’a çıkarlardı.
Haccın menâsikini yerine getirirken faydalandıkları imtiyazlar bakımından insanlar iki sınıfa ayrılmıştı. Kureyş ve müttefiklerinden oluşan imtiyazlı sınıfa “hums” ismi verilirken, bunların dışında kalan kabilelere “hille” ismi verilmişti. Hums sınıfına mensup olan imtiyazlılar, Arafat vakfesi yerine Harem bölgesi sınırları içerisindeki Nemîre’de hazır bulunurlardı. Güneş batmaya yaklaşınca herkes Müzdelife’ye akın ederdi. Ertesi gün öğleye doğru Müzdelife’den Mina’ya geçilir, Mina’da üç gün süreyle şeytan taşlanır ve kurban kesilirdi. Arafat ve Mina günlerinde alış-veriş yapmak yasaktı. Hac ile ilgili menâsik bitince çeşitli toplantılar yapılır, kabileler atalarını öven şiirler okur, konuşmalar yapardı. Kur’ân-ı Kerim bu âdeti kaldırdı:
ًۜفَاِذَا قَـضَ يْــتُمْ مَنَاسِ كَـكُمْ فَـاذْكُرُوا اهللَ كَـذِكْـرِكُمْ اٰبَٓاءَكُمْ اَوْ اَشَ دَّ ذِكْرا
“Hac ibadetlerinizi tamamlayınca, vaktiyle öğünmek için atalarınızı andığınız gibi, hatta daha fazla, daha hürmetle Allah’ı anın!”9
Bu ve buna benzer pek çok âdet, hac ibadetinin içine yerleşmişti. İslâm, bunlardan haccın aslına uygun olanları yerinde
Dipnotlar
- Terviye günü: Zilhicce ayının sekizinci günü.
- Bakara sûresi, 2/200.