İçeriğe geç

Belâgat nüktesi açısından ikinci husus şudur: Siz orada hiç zahmet çekmeyeceksiniz. قُطُوفُهَا دَانِيَةٌ “Zira oranın meyveleri hemen el ile koparılacak durumdadır.” (Hâkka sûresi, 69/23) Allah’ın size ihsan ettiği hizmetçilerle size takdim ettiği nimetler, o hizmetçilerin elleriyle rahatlıkla size sunulacak ve siz bu müteşâbih nimetlerle perverde edileceksiniz.

Dünya nimetlerini ahiret nimetleriyle kıyaslayacak olursak, ahiret nimetleri elemsiz bir lezzet şeklinde tecelli edecektir ve insanın zevk-i imanisi ve sâlihâtından hâsıl olan haz, Cennet’teki nimetlerin zevkini derinleştiren ayrı bir husus olacaktır. Dahası, buradaki ibadet ü taatın meşakkati, sıkıntısı orada tamamen lezzet hâlini alacaktır. Burada vicdanda duyulan mantıkî ve vicdânî her haz, orada hakikat-i vücudu işaretleyen farklı bir lezzete dönüşecektir.

وَلَهُمْ فِيهَا أَزْوَاجٌ مُطَهَّرَةٌ “Orada onların tertemiz eşleri de olacaktır.” İnsan bu nimetler içinde yüzüp onları tadarken her şeye rağmen yine de ciddi bir eksiklik hisseder. Zira Allah (celle celâluhu) kâinatta hiçbir şeyi yalnız yaratmamıştır. Daha evvelki âyetlerde şimşekle ilgili bahiste temas edildiği gibi, yaratılan her şey çift yaratılmış; havadaki su buharları dahi zâit ve nâkıs (artı ve eksi) kanunu ile bu çift olmanın şümulüne girmiş, otlar, ağaçlar bu erkeklik-dişilik esası çerçevesinde üremiş, gelişmiş; hatta atomlar, elektronlarıyla, protonlarıyla, nötronlarıyla hep “çift” olma keyfiyeti sergilemişlerdir. Öyle ise, mahlûkat içindeki yeri ve konumu itibarıyla insan da çift olacaktır ve ancak çift olduğu zaman mesrur ve müreffeh olabilecektir.

527