وَمِنَ النَّاسِ مَنْ يُجَادِلُ فِي اللّٰهِ بِغَيْرِ عِلْمٍ وَلَا هُدًى وَلَا كِتَابٍ مُنِيرٍ“Öyle insanlar vardır ki, hiçbir bilgiye, hiçbir delile ve hiçbir aydınlatıcı kitaba dayanmaksızın Allah hakkında diyalektik yapar durur.” (Hac sûresi, 22/8)
Burada, kitapsız, hidayetsiz, cehalet girdabı içinde olmasına rağmen ilim adına mirâ ve mücadele yapan bir gürûhtan bahsediliyor ama bunların tâbi oldukları bir şeytan zikredilmiyor. İşte bunlar da –tabir caiz ise– münafıklar içinde havâs gürûhudur.
Yukarıda gördüğümüz temsil, çeşitli sıfatları ile bize anlatılan münafıklar gürûhunun umumi evsâfını câmi bir mahiyettedir. Zaten temsilin vazifelerinden biri de müteferrik meseleleri bir kısım fasl-ı müştereklere bağlı olarak ortaya koymaktan ibarettir.
* * *
Şimdi de isterseniz, küçük bir atf-ı nazarla temsilin mümesselün lehe tatbiki meselesini heceleyelim: