Böyle bir yolla, gabi ve cahil bir insan, akıllı ve âlim bir insan gibi anlatılandan istifade etmiş olur. Şöyle ki, ulûhiyete ait derin bir hakikati anlatmak istediğinizde, gabi, âlim, cahil ve düşünen insan ayrımı yapmadan hakikat-i mücerredenin herkes tarafından anlaşılmasını istiyorsanız, herhâlde temsil yolunu intihap edersiniz. Mesela, öldükten sonra tekrar dirilme gibi makûl bir meseleyi, Allah’ın kudretiyle anlamak mümkün iken insanlar bu makûl meseleleri vehmin araya girmesi yüzünden anlayamayabilirler, anlayamamaktadırlar da. Bu mülâhaza iledir ki, Kur’ân-ı Kerim bunu anlatma sadedinde: فَانْظُرْ إِلٰى اٰثَارِ رَحْمَةِ اللّٰهِ كَيْفَ يُحْيِي الْأَرْضَ بَعْدَ مَوْتِهَۤا إِنَّ ذٰلِكَ لَمُحْيِي الْمَوْتٰى وَهُوَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ “Şimdi bak, Allah’ın rahmetinin eserlerine! Ölmüş toprağa nasıl hayat veriyor! İşte bunları yapan kim ise ölüleri de O diriltecektir. O, her şeye hakkıyla kadirdir.” (Rûm sûresi, 30/50) diyerek temsil yoluna başvurur.
قُلْ سِيرُوا فِي الْأَرْضِ فَانْظُرُوا كَيْفَ بَدَأَ الْخَلْقَ ثُمَّ اللّٰهُ يُنْشِئُ النَّشْأَةَ الْاٰخِرَةَ إِنَّ اللّٰهَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ “De ki: Dünyayı gezin dolaşın da Allah’ın bu âlemi yaratmaya nasıl başladığını anlamaya çalışın. Sonra, Allah tekrar yaratmayı da, ölümden sonra diriltmeyi de gerçekleştirecektir. Allah elbette her şeye kadirdir.” (Ankebût sûresi, 29/20) Evet, insanların haşirden şüpheleri varsa yeryüzünde gezsinler, baksınlar yaratılış nasıl başladı. Bir dönem yaratılış nasıl başladıysa öldükten sonra yeniden bir daha öyle gerçekleşecektir.