İşte âyetler onların bu durumlarının iç yüzünü anlatmaktadır. Bu hususların izahına gelince, öyle anlaşılıyor ki bunlar geçmişlerde az çok iman nurunu görmüş, duymuş, hissetmişler ama daha sonra taklitle, atalarına körü körüne tebaiyetle ve şuursuzca başkalarının arkasına takılmakla, kendilerince büyük saydıklarını taklit etmekle nur-u hakikat ara sıra gözlerinin önünde parlasa bile ondan tam istifade etme imkânına sahip olamamaktadırlar. Hayırlı seleflerini ara sıra hatırlamakta, hatırlayınca da içlerinde bir ümit parıltısı oluşmaktadır ama bu kalıcı değildir.
350