“Allah’ın, kereminden kendilerine verdiklerini infak etmemek suretiyle cimrilik gösterenler, sanmasınlar ki o, kendileri için hayırlıdır; tersine bu onlar için pek fenadır. Cimrilik edip de vermedikleri şey, kıyamet gününde boyunlarına dolanacaktır. Göklerin ve yerin mirası Allah’ındır (kimse bir mala ebedî olarak sahip olamaz, neticede her şey Allah’a kalır). Allah bütün yaptıklarınızdan haberdardır.”345
Aynı mevzu hadis-i şeriflerde de dile getirilmiş ve böylelikle ümmetin, kendilerine zulmetmeden başka bir şey ifade etmeyen böyle bir yola tevessül edip akıbetlerini tehlikeye sokmalarına karşı tembihte bulunulmuştur. Bununla ilgili Ebû Hüreyre’nin (radıyallâhu anh) rivayet etmiş olduğu bir hadis-i şerife göre Efendimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur: “Sahibinin, zekâtını vermediği deve, kıyamet günü en kuvvetli hâliyle sahibinin yanına gelir ve tabanlarıyla onu çiğner. Koyun da kendisindeki zekât hakkını vermediği zaman en kuvvetli ve besili hâliyle sahibi üzerine gelir ve tırnaklarıyla onu çiğner, boynuzlarıyla süser..”346
Yine Efendimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem) şöyle buyurur: “Sakın hiçbiriniz kıyamet günü, zekâtını vermediği davarını, omuzunda bağırır hâlde taşıyıp gelmesin ve yardım isteyerek, ‘Ya Muhammed!’ demesin. O zaman ben ona, ‘Ben senin için hiçbir şey yapmaya malik değilim. Ben ilâhî emirleri sana tebliğ etmiştim.’ derim. Yine sizden hiçbiriniz zekâtını vermediği devesini böğürür hâlde omuzlarında taşıyarak bana gelip de, ‘Ya Muhammed!’ diyerek yardım dilemesin. Ben ona, ‘Ben bugün senin için hiçbir şey yapamam. Ben Allah’ın emir ve nehiylerini sana tebliğ etmiştim.’ derim.”347