Hz. Ebû Zerr’in rivayet ettiği bir başka hadis ise şöyledir: “Bir seferinde Efendimiz’in (sallallâhu aleyhi ve sellem) yanına uğramıştım. Bu sırada O, uyuyordu. Uyanınca yanına oturdum ve konuşmaya başladık. Konuşmamız sırasında, ‘La ilâhe illallah deyip sonra da bu söz üzerine ölen her kul Cennet’e girer.’ buyurdular. Ben hayretle, ‘Zina etse ve hırsızlık yapsa da mı?’ diye sordum. Cevaben, ‘Evet, zina etse ve hırsızlık yapsa da!’ dedi. Ben dayanamayıp tekrar, ‘Zina etse, hırsızlık yapsa da mı girer?’ dedim. Resûlullah yine, ‘(Evet), zina etse de hırsızlık yapsa da!’ cevabını verdi. Bu sözünü üç defa tekrar etmişti. Dördüncü seferinde, ‘Ebû Zer istemese de Cennet’e girecektir.’ buyurdular.”11
3. Lâ İlâhe İllallah Hakikati
İslâm’da kulluk manzûmesine ait her şeyi, kelime-i tevhidin mânâsında görmek mümkündür. Mü’min, “Lâ ilâhe illallah” derken; Rab olarak bir ve tek olan Allah’ı tanıdığını, O’ndan başkasıyla tatmin olmadığını ifade etmektedir. Kur’ân, bu mânâyı teyit eder mahiyette şöyle buyurmuştur: أَلَا بِذِكْرِ اللّٰهِ تَطْمَئِنُّ الْقُلُوبُ “Dikkat edin! Kalbler ancak Allah’ı anmakla itminana (doygunluğa) erer.”12 Bunun mânâsı, “Sadece Allah’a kulluk yapın, sığınak ve dayanak olarak O’ndan başkasını tanımayın. Zira Allah’tan başka dayanılacak ve güvenilecek hiçbir güç yoktur. Böylece huzura ermiş olursunuz.” demektir ki, “Lafzatullah” bütün bu mânâları ihtiva eder.