İçeriğe geç

Yabancı: ‘Kıyametin vakti ne zamandır?’

Resûlullah (sallallâhu aleyhi ve sellem): ‘Kıyamet hakkında soruya muhatap olan, sorandan daha fazla bir şey bilmiyor.’

Yabancı: ‘Kıyametin alâmetleri nelerdir?’

Resûl-i Ekrem Efendimiz: ‘Köle kadınların efendi­lerini doğurmalarını ve yalın ayak, yarı çıplak, fakir deve çobanlarının yüksek binalar yapmada yarıştıklarını görmendir.’

Bu sözlerden sonra yabancı çıktı gitti. Ben epeyce bir müddet kaldım. Efendimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem), ‘Ey Ömer! O zatın kim olduğunu biliyor musun?’ dedi. Ben, ‘Allah ve Resûlü daha iyi bilir.’ dedim. Bunun üzerine Allah Resûlü şöyle buyurdular: ‘O, Cibrîl (aleyhisselâm) idi. Size dininizi öğretmeye geldi.’’’8

Görüldüğü üzere hadiste üç önemli husus üzerinde durulu­yor. Bunlar, imanın altı erkânı, İslâm’ın beş rüknü ve bunları şuur uyanıklığı ve iç aydınlığı içinde yapma mânâsına gelen ihsan şuurudur ki bütün bunlar, mükellef her mü’minin gücü yettiği nispette üzerinde durup yapması gereken şey­lerdir.

Hz. Talha’dan gelen başka rivayete göre Allah Resûlü (sallallâhu aleyhi ve sellem) İslâm’ı icmalî olarak tarif eder:

“Günün birinde mescide Necid ahalisinden bir adam geldi. Saçları darmadağınıktı. Sesi kulağımıza geliyordu ancak ne dediğini bir türlü anlayamıyorduk. İyice yaklaşınca anladık ki İslâmiyet hakkında sorular soruyormuş. Efendimiz (aleyhissalâtü vesselâm), ‘Gece ve gündüzde beş vakit namaz.’ demişti ki, adam tekrar sordu: ‘Bu beş dışında bir borcum var mı?’

Resûlullah, ‘Hayır, ancak istersen nafile kılarsın.’ dedi ve ekledi: ‘Ramazan orucu da var.’

– ‘Bunun dışında oruç var mı?’

– ‘Hayır, ancak dilersen nafile tutarsın.’

Resûl-i Ekrem Efendimiz adama zekâtı da hatırlattı. Adam sordu: ‘Zekât dışında borcum var mı?’

– ‘Hayır, ama nafile verirsen o başka.’

7