İçeriğe geç

Adam kalkıp gitti ve giderken şöyle dedi: ‘Bunlara ilave yapmayacağım gibi noksan da tutmayacağım.’ Efendimiz ise, ‘Sözünde durursa kurtuluşa ermiştir (veya sözünde durursa cennetliktir).’ buyurdu’’’9

Görüldüğü gibi Allah Resûlü (sallallâhu aleyhi ve sellem) bu ve benzeri hadislerinde kelime-i şehadet, namaz, zekât, oruç ve hac gibi esasları zikretmek suretiyle İslâm’ı icmalî olarak tarif etmiştir. Zannediyorum zikredilen bu hadislerle birlik­te Kur’ân âyetleri de bir bütün olarak değerlendirilip bakılsa, inançtan ahlâka kadar bütün yönleriyle İslâm’ın tarif edildiği görülür. Zaten eskiden beri ulema, bu meseleleri ayrı ayrı ele almış ve İslâm’a dair konuları “itikad”, “ibadet”, “muamelât” ve “ukûbat” başlıkları altında toplamışlardır. Bundan dolayı biz, İslâm derken inançtan ahlâka, âdâptan idare ve siyasete kadar topyekün hayatı kucaklayan bir bütünü görmekte ve bunları bize tebliğ eden Hz. Muhammed’e (sallallâhu aleyhi ve sellem) itaatten başka bir yol düşünmemekteyiz.

2. Kelime-i Şehadet ve İslâm

8