İçeriğe geç

Efendimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem), bir başka hadislerinde kendisinin, peygamberler silsilesinin son halkası olduğunu ne güzel misallendirir: “Benimle benden önceki diğer peygamberlerin misali şuna benzer: Adamın biri çok güzel bir ev yapmış fakat bir köşede bir kerpiçlik yer boş kalmıştır. Halk, evi hayran hayran dolaşmaya başlamış ve (o eksikliği görüp), ‘Bu eksik kerpiç konulmayacak mı?’ demişlerdir. İşte o benim, ben peygamberlerin sonuncusuyum.”31

Evet, O, Hz. Âdem’le başlayan bir manzûmenin tamamlayıcısıydı. O gelmese Hz. Âdem’in adını duymak, Hz. Musa’yı bilmek, Hz. İsa’yı doğru tanımak mümkün olmazdı. İnsanlık, geçmiş ümmetler ve hâdiselerle ilgili doğru bilgiye ancak O’nun sayesinde ulaşmıştır. O, nasıl âlemşümûl bir peygamberse peygamberliğinin de bütün âlem tarafından kabul edilmesi gerekmektedir. Çünkü tasdik edilmesi gereken her şeyin anahtarı O’nun elindedir. Ancak O’nun getirmiş olduğu esaslar çerçevesinde Allah’a, peygamberlere, kitaplara, ahirete vs. inanmak mümkündür.

7. İman, Amel ve Kulluk Anlayışı

a. İman-Amel Münasebeti

27