İçeriğe geç

İbadet ü taat ile insan ruhuna akıp gelen füyûzât Rab’le münasebetin kuvveti nispetinde artar ve vicdanlar ferah-feza bir iklime kavuşur. أَلَمْ تَرَ كَيْفَ ضَرَبَ اللّٰهُ مَثَلًا كَلِمَةً طَيِّبَةً كَشَجَرَةٍ طَيِّبَةٍ أَصْلُهَا ثَابِتٌ وَفَرْعُهَا فِي السَّمَاءِ “Görmedin mi Allah nasıl bir misal getirdi; güzel bir sözü, kökü (yerde) sabit, dalları gökte olan güzel bir ağaca (benzetti).”38 ve إِلَيْهِ يَصْعَدُ الْكَلِمُ الطَّيِّبُ وَالْعَمَلُ الصَّالِحُ يَرْفَعُهُ “Güzel ve temiz sözler O’na yükselir. Amel-i salihi, güzel ve makbul işi de Allah yüceltir (Güzel ve makbul işler, güzel sözlerin kıymetini artırır).”39 âyetlerinde buyrulduğu gibi, kalbden çıkan tertemiz, bulanıksız ve bulaşıksız; kendisiyle sadece rıza-i ilâhî kastedilen söz ve ameller Allah’a yükselir. Arkasında başka düşünceler olan her söz ve hareket ise böyle bir yümün ve bereketten mahrum kalır.

Allah Resûlü (sallallâhu aleyhi ve sellem), bir hadis-i şeriflerinde şöyle buyurur:

35