Üstad “Eski hal muhal, ya yeni hal ya izmihlâl!”38 buyurmuş. Evet, eski döneme ait şeyleri aynıyla ihya etmek mümkün değil. Onun için Üstad’ın dediği gibi bir yenilenme, bir tecdit şart. Nitekim bunu sadece o dile getirmemiş. M. Âkif’ten, Sezai Bey’e kadar pek çokları ömür boyu hep diriliş deyip durmuşlar. Fakat kime nasip kime kısmet.
Evet, sistemi geriye işletip tashih edemezsiniz. Yenilenme yapacaksanız başlangıçta sıkı durmanız lazım. Meselenin rahat ve rehavet düşkünlüğüne hiç tahammülü yok. Bakın tarihe, kocaman Devlet-i Âliye’yi tenperverlik yıkmıştır, rahat tutkusu, çalım ve caka yıkmıştır. Belli bir devreden sonra orduların önünde kimse yoktur, büyük komutanlar cephede değildir. Sanki onlar ölse gitse dünya yıkılacak. Kadavralaşma dönemimize ait utandıran fotoğraflar bunlar. Hâlbuki Alparslan’dan Selâhaddîn’e, Murad Hüdâvendigâr’dan Yavuz’a kadar herkes cephededir, askerlerinin önünde, ölüm kuşağında düşmanla karşı karşıyadır.
Dipnotlar
- 38 Bediüzzaman, Münazarat s.54.