İçeriğe geç
5. Bölüm

Muhasebe Kuşağı

Serzeniş

Etrafımıza bir bakalım, her tarafta şuurlu bir şekilde din-i mübin-i İslâm’a yapılan saldırılar var. Bu manzara karşısında kalbine bıçak saplanmış gibi yara aldığını hissetmeyen, hatta ölmeyen insanın diniyle kalbî irtibatını gözden geçirmesi lazım. “Allah onlara fırsat vermez ki?” deyip kenara çekilenlere, gamsız ve dertsiz lâubalîce hayat sürenlere sormak isterim; siz bu sözlerinizle Allah’a tevekkülünüzü mü ifade ediyorsunuz? Bence hayır; çünkü Cenâb-ı Hakk’ın, bu lütfu ihsan buyuracağı seviyenin insanı böyle demez. Ne yaptık şimdiye kadar O’nun için? Gecelerimizde kaç damla gözyaşı var seccadelerimizde? Kaç defa inledik, âh u vâh ettik din-i mübin-i İslâm için? Kaç defa yüreklerimizi deldik Allah aşkına?

Allah, sonsuz hikmeti icabı, kendi varlığını inkâr edenlere bile imkânlar verir. Bolluk ve refah içinde hayat sürmelerini murad edebilir. Onlara bakıp “Bize de versin.” demek hem Allah’a hem de mensubu olduğumuz dine ve dinî düşünceye karşı saygısızlıktır. Biz kendimize bakalım; bakalım ve O’na lâyık, O’nun lütuf ve ihsanlarına lâyık kul olmaya çalışalım.

Hem biz bozuk olduktan sonra devletler muvazenesinde hâkim unsur olmuşuz olmamışız ne ifade eder ki? Yarım yamalak Müslümanlıkla bir yere varılamaz. O yarım yamalak Müslümanlar değil mi Osmanlı’yı batıran? Hakperest olmalı; Allah’tan güzel şeyler istemeden önce, o güzelliklere lâyık olmayı dilemeli. اَللّٰهُمَّ أَحْسِنْ عَاقِبَتَنَا فِي الْأُمُورِ كُلِّهَا“Allahım! Bütün işlerimizde akıbet ü encamımızı güzel eyle.”1

82